Deutsch | Türkisch | |
---|---|---|
Indirekte Treffer | ||
auf gutem Fuß stehen {allg} | araları iyi olmak {allg} | |
eine Firma von gutem Klang {allg} | tanınmış bir firma {allg} | |
in gutem Geruch stehen {allg} | iyi görülmek {allg} | |
in gutem Geruch stehen {allg} | iyi ün yapmak {allg} | |
in gutem Glaube {allg} | iyi niyetle {allg} | |
mit gutem Beispiel vorangehen {allg} | birisine iyi örnek olmak {allg} | |
mit gutem Gewissen {allg} | gönül rahatlığıyla {allg} | |
von gutem Charakter {allg} | helal süt emmiş {allg} | |
von gutem Charakter {allg} | sütü temiz {allg} |