bildiğini okuma {i} | die Widerspenstigkeit {f} |
|
bildiğini okumak {fi}
[Redw.] | nach seinem eigenen Kopf handeln {v} |
|
bildiğini okumak {fi}
[Redw.] | tun, was einem passt {v} |
|
bildiğini okuyan {s} | dickköpfig {adj} |
|
bildiğini okuyan {a} | stur {a} |
|
bildiğini okuyan {s} | widerspenstig {adj} |
|
bildiğiniz gibi {a} | dass {a} |
|
bildiğiniz gibi {allg} | Sie wissen ja {allg} |
|
bildiğiniz gibi {allg} | Sie wissen ja, dass {allg} |
|
bildiğini okuma {i} | die Widerspenstigkeit {f} |
|
bildiğini okumak {fi}
[Redw.] | tun, was einem passt {v} |
|
bildiğini okumak {fi}
[Redw.] | nach seinem eigenen Kopf handeln {v} |
|
bildiğini okuyan {s} | widerspenstig {adj} |
|
bildiğini okuyan {a} | stur {a} |
|
bildiğini okuyan {s} | dickköpfig {adj} |
|
her şeyi bildiğini sanan {s} | neunmalklug {adj} |
|
kendi bildiğini okuma {i} | die Eigenmächtigkeit {f} |
|