haksızlık {i} | die Benachteiligung {f} |
|
haksızlık {i} | der Harm {m} |
|
haksızlık {i} | die Illegitimität {f} |
|
haksızlık {i} | das Leid {n} |
|
haksızlık {i} | die Rechtlosigkeit {f} |
|
haksızlık {i} | die Rechtsbeugung {f} |
|
haksızlık {i} | die Unbill {f} |
|
haksızlık {i} | die Ungebühr {f} |
|
haksızlık {i} | die Ungerechtigkeit {f} |
|
haksızlık {i} | das Unrecht {n} |
|
haksızlık {i} | die Widerrechtlichkeit {f} |
|
haksızlık {i} | das Im-Unrecht-Sein {n} |
|
haksızlık bilinci {i} | das Unrechtsbewusstsein {n} |
|
haksızlık etme {i} | die Benachteiligung {f} |
|
haksızlık etme {i} | die Versündigung {f} |
|
haksızlık etmek {fi} | benachteiligen {v} |
|
haksızlık etmek {fi} | zurücksetzen {v} |
|
haksızlık yapmak {fi} | unrecht tun {v} |
|
birisine haksızlık etmek {allg} | versündigen {allg} |
|
birisine haksızlık etmek {v} | benachteiligen {v} |
|
ekonomik haksızlık {allg} | wirtschaftliche Benachteiligung {allg} |
|
haksızlık bilinci {i} | das Unrechtsbewusstsein {n} |
|
haksızlık etme {i} | die Benachteiligung {f} |
|
haksızlık etme {i} | die Versündigung {f} |
|
haksızlık etmek {fi} | zurücksetzen {v} |
|
haksızlık etmek {fi} | benachteiligen {v} |
|
haksızlık yapmak {fi} | unrecht tun {v} |
|
neticesi harekete bitişik olmayan haksızlık {i} | das Erfolgsunrecht {n} |
|
potansiyel haksızlık bilinci {allg} | potentielles Unrechtsbewusstsein {allg} |
|
sübjektif haksızlık unsuru {i} | das Subjektives Unrechtselement {n} |
|