DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
Essen auf Rädern {allg} mobil yemek servisi {allg}
Essen reichen {v} yemek vermek {fi}
essen und trinken {allg} yiyip içmek {allg}
Essen zubereiten {v} yemek yapmak {fi}
der Essenholer {m} [mil.]karavana görevlisi {i}
der Essenholer {m} [mil.]karavanacı {i}
die Essensmarke {f} yemek kuponu {i}
der Essensrest {m} yemek artığı {i}
die Essenszeit {f} yemek vakti {i}
essentialistisch {adj} [Phils]özsel {s}
essentiell {adj} [Med.]esansiyel {s}
essentiell {adj} asli {s}
essentiell {adj} temel {s}
essentielle Aminosäure {allg} esansiyel aminoasit {allg}
die essentielle Fettsäure {f} esansiyel yağ asidi {i}
die Essenz {f} ekstre {i}
die Essenz {f} [Chem.]esans {i}
die Essenz {f} [Chem.]hulasa {i}
die Essenz {f} [Chem.]konsantre {i}
die Essenz {f} [Chem.]öz {i}
essenziell {adj} esas {s}
essenziell {adj} öze ilişkin {s}
essenzubereiten {v} yemek hazırlamak {fi}
essenzubereiten {v} yemek pişirmek {fi}
essenzubereiten {v} yemek yapmak {fi}
Indirekte Treffer
auswärts essen {allg} yemeği dışarıda yemek {allg}
beim Essen {allg} yemekte {allg}
das Essen {nom} yemek {i}
das Essen ist alle {allg} yemek tükendi {allg}
das Essen ist alle {allg} yemek bitti {allg}
dem Essen zusprechen {v} çok yemek {fi}
dem Essen zusprechen {v} yemek yemeye düşkün olmak {fi}
Drang zum Essen {allg} yemek yeme arzusu {allg}
ein Essen geben {allg} ziyafet vermek {allg}
eine Kleinigkeit essen {allg} aperitif birşeyler yemek {allg}
eine Kleinigkeit essen {allg} atıştırmak {allg}
Essen auf Rädern {allg} mobil yemek servisi {allg}
Essen reichen {v} yemek vermek {fi}
essen und trinken {allg} yiyip içmek {allg}
Essen zubereiten {v} yemek yapmak {fi}
frugales Essen {allg} sade yemek {allg}
gern essen {allg} severek yemek {allg}
gern essen {allg} bir yemeği sevmek {allg}
gierig essen {allg} şapur şupur yemek {allg}
gierig essen {allg} yemeğe saldırmak {allg}
in der Kantine essen {allg} kantinde yemek {allg}
jemandem zu Essen geben {v} yedirmek {fi}
leichtes Essen {allg} hafif yemek {allg}
mit Essen {allg} yemekli {allg}
mit größtem Genuss essen {allg} parmaklarını yemek {allg}
mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen {allg} onun ipiyle kuyuya inilmez {allg}
mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen {allg} kolay geçinilmez {allg}
mit jemandem ist nicht gut Kirschen essen {allg} biriyle samimi olunmaz {allg}
Mittag essen {allg} öğle yemeğinde {allg}
nach dem Essen {allg} yemekten sonra {allg}
nach der Karte essen {allg} alakart yemek {allg}
nichts zu essen haben {allg} yiyecek bir lokması bile olmamak {allg}
örtliches Essen {allg} mahalli yemek {allg}
örtliches Essen {allg} yöresel yemek {allg}
satt essen {allg} doyuncaya kadar yemek {allg}
schmatzend essen {v} şapur şupur yemek {fi}
Sie dürfen nichts essen {allg} Yemek yememeniz gerekiyor {allg}
Suppe essen {allg} çorba içmek {allg}
viel essen {allg} çok yemek {allg}
vor dem Essen {allg} yemekten önce {allg}
wie ein Spatz essen {allg} kuş gibi çok az yemek {allg}
zu Abend essen {v} akşam yemeği yemek {fi}
zu essen geben {allg} birisine yemek vermek {allg}
zu Mittag essen {allg} öğle yemeği yemek {allg}