TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tamir {i} die Ergänzung {f}
tamir {i} die Instandsetzung {f}
tamir {i} die Renovierung {f}
tamir {i} die Reparatur {f}
tamir {i} die Reperatur {f}
tamir çalışmaları {ç} die Reparaturarbeiten {pl}
tamir edebilmek {allg} wieder hinkriegen {allg}
tamir edilebilir {s} reparabel {adj}
tamir edilemez {a} irreparabel {a}
tamir etme {i} die Ausbesserung {f}
tamir etmek {fi} ausbessern {v}
tamir etmek {fi} ausflicken {v}
tamir etmek {v} erneuern {v}
tamir etmek {v} flicken {v}
tamir etmek {fi} herrichten {v}
tamir etmek {fi} instand setzen {v}
tamir etmek {fi} instandsetzen {v}
tamir etmek {v} renovieren {v}
tamir etmek {v} reparieren {v}
tamir etmek {fi} wiederherstellen {v}
tamir etmek {fi} zusammenkitten {v}
tamir etmek amacıyla kurcalamak {fi} herumfummeln {v}
tamir havuzu {i} [den]das Ausbesserungsdock {n}
tamir için gereken şeyler {i} das Flickzeug {n}
tamir masrafı {i} der Reparaturaufwand {m}
tamir sandığı {i} der Reperaturkasten {m}
tamir ve bakım masrafları {i} der Erhaltungsaufwand {m}
tamirat {ç} die Ausbesserungen {pl}
tamirat {i} die Renovierung {f}
tamirat {i} die Reparation {f}
tamirat {i} die Reparatur {f}
tamirat {ç} die Reparaturarbeiten {pl}
tamirat {i} der Unterhalt {m}
tamirat {i} die Unterhaltung {f}
tamirat işi {i} die Instandsetzungsarbeit {f}
tamirat ücreti {ç} die Instandhaltungskosten {pl}
tamirat yapmayı seven kimse {i} der Bastler {m}
tamirci {i} der Ausbesserer {m}
tamirci {i} der Flickschuster {m}
tamirci {i} der Reparateur {m}
tamirci ustası {i} der Reparaturhauer {m}
tamire muhtaç {s} reparaturbedürftig {adj}
tamirhane {i} das Ausbesserungswerk {n}
tamirhane {i} der Reparaturwerkstatt {m}
tamirhane {i} die Werkstatt {f}
Indirekte Treffer
acemice tamir etmeye çalışmak {fi} herumdoktern {v}
çok tamir çıkaran {s} reparaturanfällig {adj}
kurcalayarak tamir etmek {fi} herumbastein {v}
örerek tamir etmek {v} stopfen {v}
tamir çalışmaları {ç} die Reparaturarbeiten {pl}
tamir edebilmek {allg} wieder hinkriegen {allg}
tamir edilebilir {s} reparabel {adj}
tamir edilemez {a} irreparabel {a}
tamir etme {i} die Ausbesserung {f}
tamir etmek {fi} ausflicken {v}
tamir etmek {fi} zusammenkitten {v}
tamir etmek {fi} instand setzen {v}
tamir etmek {fi} ausbessern {v}
tamir etmek {fi} wiederherstellen {v}
tamir etmek {fi} herrichten {v}
tamir etmek {v} reparieren {v}
tamir etmek {v} flicken {v}
tamir etmek {v} renovieren {v}
tamir etmek {v} erneuern {v}
tamir etmek {fi} instandsetzen {v}
tamir etmek amacıyla kurcalamak {fi} herumfummeln {v}
tamir havuzu {i} [den]das Ausbesserungsdock {n}
tamir için gereken şeyler {i} das Flickzeug {n}
tamir masrafı {i} der Reparaturaufwand {m}
tamir sandığı {i} der Reperaturkasten {m}
tamir ve bakım masrafları {i} der Erhaltungsaufwand {m}
yetkili tamir servisi {i} die Vertragswerkstatt {f}