TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tarak {i} der Kamm {m}
tarak {i} der Peigneur {m}
tarak biçiminde {s} ktenoid {adj}
tarak dubası {i} [den]das Baggerschiff {n}
tarak gemisi {i} [tek]das Baggerboot {n}
tarak gemisi {i} [tek]der Baggerprahm {m}
tarak kepçesi {i} [tek]die Baggerschaufel {f}
tarak kovası {i} der Baggereimer {m}
tarak makinesi {i} [tek]der Bagger {m}
tarak makinesi {i} [tek]die Baggermaschine {f}
tarak makinesi {i} der Kammstuhl {m}
tarak makinesi {i} die Kardätsche {f}
tarak makinesi {i} [teks]der Krempel {m}
tarak makinesi {i} die Streichmaschine {f}
tarak midyesi {i} [biy]die Große Pilgermuschel {f}
tarak midyesi {i} [hayb]die Jakobsmuschel {f}
tarakdiş {i} der Merganser {m}
tarakdiş {i} der Mittelsäger {m}
tarakdiş {i} der Säger {m}
tarakla ayıklamak {fi} Durchhecheln {v}
tarakla ayıklamak {v} hecheln {v}
taraklama {i} die Hechel {f}
taraklamak {fi} aus kämmen {v}
taraklamak {v} eggen {v}
taraklamak {itr} harken {itr}
taraklamak {v} hecheln {v}
taraklamak {v} kämmen {v}
taraklamak {v} [teks]krempeln {v}
taraklamak {v} Rechen {v}
taraklamak {fi} schraffieren {v}
tarak transportör {i} der Rechenförderer {m}
taraklılar {ç} [hayb]die Ktenophoren {pl}
taraklılar {ç} [hayb]die Rippenquallen {pl}
tarakotu {i} die Distel {f}
tarakotu {i} das Kammgras {n}
tarakotu {i} die Karde {f}
tarakotu {i} die Kardendistel {f}
tarakotu {i} das Weide-Kammgras {n}
tarakotugiller {ç} [bitk]die Dipsakezeen {pl}
tarak balık pulu {ç} die Ktenoidschuppen {pl}
Indirekte Treffer
ayağın tarak kısmı {i} [anat]der Mittelfuß {m}
dubalı tarak {i} der Schwimmbagger {m}
elin tarak kısmı {i} der Mittelhand {m}
istimli tarak {i} [tek]der Dampfbagger {m}
kablolu tarak {i} der Seilbagger {m}
kel başa şimşir tarak {allg} es ist Luxus am unrechten Platz {allg}
kel başa şimşir tarak {allg} es ist ein Kamm aus Buchsbaumholz für einen Glatzkopf {allg}
kel başa şimşir tarak {allg} wie die Faust aufs Auge passen {allg}
kepçeli tarak {i} der Löffelbagger {m}
keten tohumu ve ipliğini birbirinden ayıran tarak {i} die Riffel {f}
sık dişli tarak {i} der Staubkemm {m}
sık dişli tarak {allg} feiner Kamm {allg}
sıkı tarak {allg} feiner Kamm {allg}
tarak biçiminde {s} ktenoid {adj}
tarak dubası {i} [den]das Baggerschiff {n}
tarak gemisi {i} [tek]der Baggerprahm {m}
tarak gemisi {i} [tek]das Baggerboot {n}
tarak kepçesi {i} [tek]die Baggerschaufel {f}
tarak kovası {i} der Baggereimer {m}
tarak makinesi {i} die Kardätsche {f}
tarak makinesi {i} der Kammstuhl {m}
tarak makinesi {i} [tek]die Baggermaschine {f}
tarak makinesi {i} die Streichmaschine {f}
tarak makinesi {i} [tek]der Bagger {m}
tarak makinesi {i} [teks]der Krempel {m}
tarak midyesi {i} [hayb]die Jakobsmuschel {f}
tarak midyesi {i} [biy]die Große Pilgermuschel {f}