bulunmayan {a} | abwesend {a} |
|
elde bulunmayan {adv} | indisponibel {adv} |
|
hazır bulunmayan {i} | der Abwesende {m} |
|
hazır bulunmayan {adv} | nicht existierend {adv} |
|
hazır bulunmayan {s} | nicht existent {adj} |
|
hiçbir özelliği bulunmayan {s} | nullachtfünfzehn {adj} |
|
kanında AIDS virüsü bulunmayan {s} | HIV-negativ {adj} |
|
kararı bulunmayan {s} | urteilslos {adj} |
|
kutsallıkla ilgisi bulunmayan {s} | profan {adj} |
|
mahkemede şahitlik yapma yetisi bulunmayan {s} | intestabel {adj} |
|
muhakeme gücü bulunmayan {s} | urteilslos {adj} |
|
özsuyu bulunmayan {s} | saftlos {adj} |
|
sorumluluğu bulunmayan üçüncü kişinin zararı {i}
[huk] | der Drittschaden {m} |
|
yeteri kadar piyasada bulunmayan mal {i} | die Mangelware {f} |
|