gününü değiştirmek {i} | der Datowechsel {m} |
|
gününü göstermek {fi} | anstreichen {v} |
|
gününü gün etmek {fi} | dahinleben {v} |
|
gününü gün etmek {allg} | flott leben {allg} |
|
gününü gün etmek {allg} | in den Tag hinein leben {allg} |
|
gününü gün etmek {allg} | in den Tag hineinleben {allg} |
|
gününü gün etmek {fi} | prassen {v} |
|
gününü gün etmek {fi} | ausleben {v} |
|
gününü gün etmek {fi} | austoben {v} |
|
gününü gün etmek {allg} | einen schönen Tag machen {allg} |
|
gününü hayal kurarak geçiren kişi {i} | der Tagträumer {m} |
|
birisine gününü göstermek {allg} | jemandem zeigen was eine Harke ist {allg} |
|
görürsün gününü {allg} | ich werde dir helfen {allg} |
|
gününü değiştirmek {i} | der Datowechsel {m} |
|
gününü göstermek {fi} | anstreichen {v} |
|
gününü gün etmek {allg} | flott leben {allg} |
|
gününü gün etmek {fi} | ausleben {v} |
|
gününü gün etmek {fi} | dahinleben {v} |
|
gününü gün etmek {fi} | prassen {v} |
|
gününü gün etmek {allg} | in den Tag hineinleben {allg} |
|
gününü gün etmek {allg} | einen schönen Tag machen {allg} |
|
gününü gün etmek {allg} | in den Tag hinein leben {allg} |
|
gününü gün etmek {fi} | austoben {v} |
|
gününü hayal kurarak geçiren kişi {i} | der Tagträumer {m} |
|
ödeme gününü belirlemek {v} | valutieren {v} |
|
ona gününü göstereceğim {allg} | ich werde ihm zeigen was die Uhr geschlagen hat {allg} |
|