hakkından cayma {allg}
[huk] | Ausschlagung eines Rechtes {allg} |
|
hakkından çekilen kişi {i}
[tic] | der Zedent {m} |
|
hakkından feragat etmek {allg} | Anspruch abtreten {allg} |
|
hakkından feragat etmek {allg} | auf sein Recht verzichten {allg} |
|
hakkından feragat etmek {fi} | von einem Anspruch zurücktreten {v} |
|
hakkından gelme {i} | die Bewältigung {f} |
|
hakkından gelmek {v} | bewältigen {v} |
|
hakkından gelmek {allg} | einer Sache Herr werden {allg} |
|
hakkından gelmek {v} | meistern {v} |
|
hakkından gelmek {fi} | mit etw fertig werden {v} |
|
hakkından gelmek {fi} | unterkriegen {v} |
|
hakkından gelmek {v} | verkraften {v} |
|
hakkından vazgeçen kişi {i}
[tic] | der Zedent {m} |
|
hakkından vazgeçmek {allg} | Anspruch aufgeben {allg} |
|
hakkından vazgeçmek {fi} | Anspruch fallenlassen {v} |
|
bir hakkından feragat etme {allg}
[huk] | Ausschlagung eines Rechtes {allg} |
|
bir işin hakkından gelmek {allg} | einer Sache Herr werden {allg} |
|
bir şeyin hakkından gelmek {allg} | etwas im Griff haben {allg} |
|
birinin hakkından gelmek {allg} | mit jemandem fertig werden {allg} |
|
hakkından cayma {allg}
[huk] | Ausschlagung eines Rechtes {allg} |
|
hakkından çekilen kişi {i}
[tic] | der Zedent {m} |
|
hakkından feragat etmek {fi} | von einem Anspruch zurücktreten {v} |
|
hakkından feragat etmek {allg} | auf sein Recht verzichten {allg} |
|
hakkından feragat etmek {allg} | Anspruch abtreten {allg} |
|
hakkından gelme {i} | die Bewältigung {f} |
|
hakkından gelmek {v} | meistern {v} |
|
hakkından gelmek {allg} | einer Sache Herr werden {allg} |
|
hakkından gelmek {v} | verkraften {v} |
|
hakkından gelmek {v} | bewältigen {v} |
|
hakkından gelmek {fi} | unterkriegen {v} |
|
hakkından gelmek {fi} | mit etw fertig werden {v} |
|
hakkından vazgeçen kişi {i}
[tic] | der Zedent {m} |
|
hakkından vazgeçmek {allg} | Anspruch aufgeben {allg} |
|
hakkından vazgeçmek {fi} | Anspruch fallenlassen {v} |
|
seçme ve seçilme hakkından yoksun vatandaş {i} | der Passivbürger {m} |
|