sahneye çıkma {i}
[tiy] | der Krach {m} |
|
sahneye çıkmak {allg}
[tiy] | auf der Bühne auftreten {allg} |
|
sahneye çıkmak {fi}
[tiy] | auftreten {v} |
|
sahneye elverişli {s}
[tiy] | bühnenreif {adj} |
|
sahneye koyan {i}
[tiy] | der Regisseur {m} |
|
sahneye koyma {i}
[tiy] | die Inszenierung {f} |
|
sahneye koymak {allg}
[tiy] | auf die Bühne bringen {allg} |
|
sahneye koymak {fi}
[tiy] | aufführen {v} |
|
sahneye koymak {fi}
[tiy] | darbieten {v} |
|
sahneye koymak {v}
[tiy] | inszenieren {v} |
|
sahneye koymak {v}
[tiy] | vollführen {v} |
|
sahneye uyarlamak {allg}
[tiy] | bühnengerecht machen {allg} |
|
ilk defa sahneye çıkan {i}
[tiy] | der Debütant {m} |
|
ilk defa sahneye çıkmak {itr}
[tiy] | debütieren {itr} |
|
ilk olarak sahneye çıkma {i}
[tiy] | das Debüt {n} |
|
misafir oyuncunun sahneye çıkması {i} | das Gastspiel {n} |
|
misafir oyuncunun sahneye çıkması {i} | die Gastvorstellung {f} |
|
önemli durumlarda önemli sahneye veya kişiye ışık yöneltme {i}
[tiy] | das Effektlicht {n} |
|
önemli durumlarda önemli sahneye veya kişiye ışık yöneltme {i}
[tiy] | die Effektbeleuchtung {f} |
|
sahneye çıkma {i}
[tiy] | der Krach {m} |
|
sahneye çıkmak {allg}
[tiy] | auf der Bühne auftreten {allg} |
|
sahneye çıkmak {fi}
[tiy] | auftreten {v} |
|
sahneye elverişli {s}
[tiy] | bühnenreif {adj} |
|
sahneye koyan {i}
[tiy] | der Regisseur {m} |
|
sahneye koyma {i}
[tiy] | die Inszenierung {f} |
|
sahneye koymak {v}
[tiy] | vollführen {v} |
|
sahneye koymak {v}
[tiy] | inszenieren {v} |
|
sahneye koymak {fi}
[tiy] | darbieten {v} |
|
sahneye koymak {fi}
[tiy] | aufführen {v} |
|
sahneye koymak {allg}
[tiy] | auf die Bühne bringen {allg} |
|
sahneye uyarlamak {allg}
[tiy] | bühnengerecht machen {allg} |
|
tekrar sahneye davet etmek {fi}
[tiy] | herausrufen {v} |
|
tiyatro oyununu sahneye koymak {allg}
[tiy] | Theaterstück aufführen {allg} |
|