çıkarmamak {fi} | aufbehalten {v} |
|
çıkarmamak {fi} | auflassen {v} |
|
çıkarmamak {fi} | vorbehalten {v} |
|
aklından hiç çıkarmamak {allg} | einer Sache eingedenk sein {allg} |
|
çıt çıkarmamak {fi} | Sich nicht mucksen {v} |
|
giysi çıkarmamak {fi} | umbehalten {v} |
|
gıkını bile çıkarmamak {fi} | Sich nicht mucksen {v} |
|
gıkını bile çıkarmamak {allg} | nicht mucken {allg} |
|
gıkını çıkarmamak {allg} | keinen Piep sagen {allg} |
|
hatırdan çıkarmamak {v} | behalten {v} |
|
hiç sesini çıkarmamak {allg} | in Schweigen hüllen {allg} |
|
kıyafeti üzerinden çıkarmamak {fi} | anbehalten {v} |
|
kıyafetini çıkarmamak {fi} | anlassen {v} |
|
ses çıkarmamak {itr} | schweigen {itr} |
|
ses çıkarmamak {allg} | nicht mucken {allg} |
|
ses çıkarmamak {fi} | durchgehen lassen {v} |
|
sesini çıkarmamak {itr} | verstummen {itr} |
|
sesini çıkarmamak {fi} | Stillschweigen {v} |
|
sesini çıkarmamak {fi} | ausschweigen {v} |
|
sesini çıkarmamak {fi} | hinnehmen {v} |
|
yerinden çıkarmamak {fi} | stecken lassen {v} |
|