verhandeln {v} | fikir alışverişinde bulunmak {fi} |
|
verhandeln {v} | görüşmek {fi} |
|
verhandeln {v}
[Jur.] | mahkemede görüşmek {fi} |
|
verhandeln {v} | mahkemede konu etmek {fi} |
|
verhandeln {v} | muhakeme etmek {fi} |
|
verhandeln {v} | müzakere etmek {fi} |
|
verhandeln {v} | tartışmak {fi} |
|
verhandeln {v} | yargılamak {fi} |
|
einen juristischen Prozess verhandeln {v} | davaya bakmak {fi} |
|
mit jdm verhandeln {allg} | birisiyle görüşmek {allg} |
|
mit jdm verhandeln {allg} | tartışma {allg} |
|
öffentlich verhandeln {v}
[Jur.] | açık yargılama {fi} |
|
Sache vor Gericht verhandeln {allg} | davayı mahke önünde görüşmek {allg} |
|
über etw verhandeln {allg} | tartışmak {allg} |
|
über etw verhandeln {allg} | bir şey hakkında görüşmek {allg} |
|