bırakılmış {s} | aufgelegt {adj} |
|
birisinin seçimine bırakılmış olmak {fi} | freistehen {v} |
|
bırakılmış {s} | aufgelegt {adj} |
|
evlerin arasında yangını önlemek amacıyla bırakılmış aralık {i} | die Brandgasse {f} |
|
ileri tarihe bırakılmış {adv} | aufgeschoben {adv} |
|
mayalanmaya bırakılmış küspe {i} | das Sauerschnitzel {n} |
|
mayalanmaya bırakılmış yem {i} | das Sauerfutter {n} |
|
nadasa bırakılmıs tarla {i} | das Brachfeld {n} |
|
nadasa bırakılmış tarla {i} | der Sturzacker {m} |
|
nadasa bırakılmış tarla {i} | das Brachland {n} |
|
nadasa bırakılmış tarla {s} | brach {adj} |
|
toplanıp yere bırakılmış ekin {i} | der Schwaden {m} |
|
toprağı nadasa bırakılmış olmak {itr} | brachliegen {itr} |
|
yabancı ülke idaresine bırakılmış bölge {i} | das Schutzgebiet {n} |
|