dışarıya {adv} | auswärts {adv} |
|
dışarıya {adv} | heraus {adv} |
|
dışarıya {a} | hinaus {a} |
|
dışarıya {allg} | nach außen {allg} |
|
dışarıya {allg} | nach außen hin {allg} |
|
dışarıya {allg} | nach draußen {allg} |
|
dışarıya açıklık {i} | die Aufgeschlossenheit {f} |
|
dışarıya akma borusu {i} | das Abflussrohr {n} |
|
dışarıya akmak {itr} | effluieren {itr} |
|
dışarıya atmak {fi} | hinauswerfen {v} |
|
dışarıya bakmak {fi} | herausschauen {v} |
|
dışarıya çağırmak {fi} | herausrufen {v} |
|
dışarıya çıkmaya cesaret etmek {fi} | herauswagen {v} |
|
dışarıya doğru {adv} | auswärts {adv} |
|
dışarıya doğru {adv} | hinaus {adv} |
|
dışarıya doğru {allg} | nach außen hin {allg} |
|
dışarıya doğru çıkıntı vermek {fi}
[mim] | auskragen {v} |
|
dışarıya doğru çıkmak {fi} | hinausragen {v} |
|
dışarıya emir vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
dışarıya iş vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
dışarıya iş vermek {v}
[eko] | outsourcen {v} |
|
dışarıya koymak {fi} | hinaustun {v} |
|
dışarıya monte edilmiş anten {i} | die Außenantenne {f} |
|
dışarıya sipariş vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
depodan dışarıya malzeme verme {i} | die Materialausgabe {f} |
|
dışarıya açıklık {i} | die Aufgeschlossenheit {f} |
|
dışarıya akma borusu {i} | das Abflussrohr {n} |
|
dışarıya akmak {itr} | effluieren {itr} |
|
dışarıya atmak {fi} | hinauswerfen {v} |
|
dışarıya bakmak {fi} | herausschauen {v} |
|
dışarıya çağırmak {fi} | herausrufen {v} |
|
dışarıya çıkmaya cesaret etmek {fi} | herauswagen {v} |
|
dışarıya doğru {adv} | hinaus {adv} |
|
dışarıya doğru {adv} | auswärts {adv} |
|
dışarıya doğru {allg} | nach außen hin {allg} |
|
dışarıya doğru çıkıntı vermek {fi}
[mim] | auskragen {v} |
|
dışarıya doğru çıkmak {fi} | hinausragen {v} |
|
dışarıya emir vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
dışarıya iş vermek {v}
[eko] | outsourcen {v} |
|
dışarıya iş vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
dışarıya koymak {fi} | hinaustun {v} |
|
dışarıya monte edilmiş anten {i} | die Außenantenne {f} |
|
dışarıya sipariş vermek {allg} | Auftrag vergeben {allg} |
|
karın boşluğunun anormal şekilde değişerek dışarıya doğru sarkması {i}
[hek] | der Eingeweidebruch {m} |
|
neşesini dışarıya vurmayan {s} | stillvergnügt {adj} |
|
o yönde dışarıya doğru {tan.} | dorthinaus {Art.} |
|
oraya dışarıya {tan.} | dorthinaus {Art.} |
|