TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
cesaret {i} die Beherztheit {f}
cesaret {i} die Bravour {f}
cesaret {i} die Courage {f}
cesaret {i} die Furchtlosigkeit {f}
cesaret {i} das Herz {n}
cesaret {i} die Kühnheit {f}
cesaret {i} der Mumm {m}
cesaret {i} der Mut {m}
cesaret {i} der Schneid {m}
cesaret {i} die Tapferkeit {f}
cesaret {i} der Tatendrang {m}
cesaret {i} die Traute {f}
cesaret {i} die Verwegenheit {f}
cesaret {i} der Wagemut {m}
cesaret bulmak {allg} kühner werden {allg}
cesaret etmek {fi} fertig bringen {v}
cesaret etmek {v} riskieren {v}
cesaret etmek {fi} erdreisten {v}
cesaret etmek {fi} erlauben {v}
cesaret etmek {fi} getrauen {v}
cesaret etmek {fi} trauen {v}
cesaret etmek {v} Wagen {v}
cesaret etmek {fi} trauen {v}
cesaret gösterme denemesi {i} die Mutprobe {f}
cesaret göstermek {allg} Mut entwickeln {allg}
cesaret kırıcı {s} entmutigend {adj}
cesaret verici {s} ermutigend {adj}
cesaret verici konuşma {i} die Zusprache {f}
cesaret verme {i} die Aufmunterung {f}
cesaret vermek {fi} aufmuntern {v}
cesaret vermek {allg} Mut zusprechen {allg}
cesaret vermek {fi} jemandem Mut machen {v}
cesaret vermek {fi} jemandem Mut zusprechen {v}
cesarete kapılmak {allg} ein Herz fassen {allg}
cesareti kırılma {i} die Düsterheit {f}
cesareti kırılmak {allg} entmutigen lassen {allg}
cesareti kırılmış {s} deprimiert {adj}
cesareti kırılmış {s} entmutigt {adj}
cesareti kırılmış {s} verzagt {adj}
cesaretini göstermek {v} entwickeln {v}
cesaretini ispat etmek {allg} seinen Mut beweisen {allg}
cesaretini kaybetme {i} die Niedergeschlagenheit {f}
cesaretini kaybetmek {allg} den Mut verlieren {allg}
cesaretini kaybetmek {itr} verzagen {itr}
cesaretini kaybetmemek {allg} nicht unterkriegen lassen {allg}
cesaretini kaybetmemiş {s} ungebeugt {adj}
cesaretini kaybetmiş {s} niedergeschlagen {adj}
cesaretini kırma {i} die Entmutigung {f}
cesaretini kırmak {fi} aufsetzen {v}
cesaretini kırmak {v} Benehmen {v}
cesaretini kırmak {i} die Demoralisation {f}
cesaretini kırmak {v} demoralisieren {v}
cesaretini kırmak {v} deprimieren {v}
cesaretini kırmak {allg} die Flinte ins Korn werfen {allg}
cesaretini kırmak {v} entmutigen {v}
cesaretini kırmamak {allg} die Ohren steif halten {allg}
cesaretinin kırılması {i} die Entmutigung {f}
cesaretle ortaya atılmak {fi} erkühnen {v}
cesaretlendirme {i} die Aneiferung {f}
cesaretlendirme {i} die Anfeuerung {f}
cesaretlendirme {i} die Bestärkung {f}
cesaretlendirme {i} die Rückenstärkung {f}
cesaretlendirme {i} der Zuspruch {m}
cesaretlendirmek {fi} aneifern {v}
cesaretlendirmek {fi} anfeuern {v}
cesaretlendirmek {fi} aufrichten {v}
cesaretlendirmek {v} bestärken {v}
cesaretlendirmek {v} enthemmen {v}
cesaretlendirmek {v} ermutigen {v}
cesaretlendirmek {fi} zureden {v}
cesaretlenmek {allg} Mut fassen {allg}
cesaretlenmek {allg} Mut schöpfen {allg}
cesaretlenmek {fi} schöpfen {v}
cesaretlenmek {fi} aufrichten {v}
cesaretlenmek {fi} ermannen {v}
cesaretlenmek için içki içmek {allg} Mut antrinken {allg}
cesaretli {s} aufrecht {adj}
cesaretli {s} beherzt {adj}
cesaretli {s} couragiert {adj}
cesaretli {s} forsch {adj}
Indirekte Treffer
bir şeye cesaret etmek {allg} einer Sache erkühnen {allg}
bir şeye cesaret etmek {allg} ermannen {allg}
bir şeye cesaret etmek {allg} erlauben {allg}
bir yerden geçmeye cesaret etmek {fi} durchwagen {v}
birine cesaret vermek {allg} jemandem das Rückgrat stärken {allg}
büyük cesaret {i} der Löwenmut {m}
cesaret bulmak {allg} kühner werden {allg}
cesaret etmek {fi} trauen {v}
cesaret etmek {fi} erdreisten {v}
cesaret etmek {v} Wagen {v}
cesaret etmek {v} riskieren {v}
cesaret etmek {fi} trauen {v}
cesaret etmek {fi} fertig bringen {v}
cesaret etmek {fi} getrauen {v}
cesaret etmek {fi} erlauben {v}
cesaret gösterme denemesi {i} die Mutprobe {f}
cesaret göstermek {allg} Mut entwickeln {allg}
cesaret kırıcı {s} entmutigend {adj}
cesaret verici {s} ermutigend {adj}
cesaret verici konuşma {i} die Zusprache {f}
cesaret verme {i} die Aufmunterung {f}
cesaret vermek {fi} jemandem Mut machen {v}
cesaret vermek {allg} Mut zusprechen {allg}
cesaret vermek {fi} aufmuntern {v}
cesaret vermek {fi} jemandem Mut zusprechen {v}
dışarıya çıkmaya cesaret etmek {fi} herauswagen {v}
girmeye cesaret etmek {fi} hineinwagen {v}
haydi cesaret! {allg} nur Mut {allg}
ilerlemeye cesaret etmek {fi} vorwagen {v}
kahramanca cesaret {i} der Heldenmut {m}
konuşmalar ile cesaret vermek {itr} zusprechen {itr}
medeni cesaret {i} die Zivilcourage {f}
yaklaşmaya cesaret etmek {fi} heranwagen {v}