gelmiş olma {i} | das Dasein {n} |
|
aşka gelmiş {s} | verzückt {adj} |
|
bayılacak duruma gelmiş {s} | angeschlagen {adj} |
|
bir yere gelmiş olmak {fi} | da sein {v} |
|
çok uykusu gelmiş {s} | schläfrig {adj} |
|
ergenlik çağma gelmiş {s} | majorenn {adj} |
|
evlenme yaşı gelmiş {s}
[huk] | heiratsfähig {adj} |
|
gelmiş olma {i} | das Dasein {n} |
|
gına gelmiş {s} | Überdrüssig {adj} |
|
gına gelmiş olmak {allg} | überdrüssig sein {allg} |
|
günü gelmiş {s} | betagt {adj} |
|
idol haline gelmiş sevilen kişi {i} | die Galionsfigur {f} |
|
ileri düzeye gelmiş olanlar {allg} | die Fortgeschrittenen {allg} |
|
kanuna karşı gelmiş olmak {allg} | Gesetz verletzt haben {allg} |
|
karar verilecek aşamaya gelmiş {s} | spruchreif {adj} |
|
kendi yetenekleriyle önemli bir makama gelmiş kişi {i} | der Selfmademan {m} |
|
kıvama gelmiş {adv} | gar {adv} |
|
kullanılmaz hale gelmiş {a} | ausgedient {a} |
|
okul çağına gelmiş {s} | schulpflichtig {adj} |
|
oy verme yaşına gelmiş kişi {fm} | Stimmberechtigter {fm} |
|
uykusu gelmiş {s} | dösig {adj} |
|
uykusu gelmiş {s} | verschlafen {adj} |
|
uykusu gelmiş {a} | schläfrig {a} |
|
vadesi gelmiş {s} | fällig {adj} |
|
vadesi gelmiş {s}
[tic] | betagt {adj} |
|
vadesi gelmiş {fi} | verfallen {v} |
|
vadesi gelmiş borç {allg} | fällige Schuld {allg} |
|
vadesi gelmiş faiz {allg} | fällige Zinsen {allg} |
|
vadesi gelmiş senet {allg} | fälliger Wechsel {allg} |
|
vadesi gelmiş senet {allg} | betagter Wechsel {allg} |
|