gözünü açmak {allg} | Argusaugen wachen {allg} |
|
gözünü açmak {allg} | die Augen aufmachen {allg} |
|
gözünü açmak {allg} | einem die Auge öffnen {allg} |
|
gözünü açmak {v} | erblicken {v} |
|
gözünü açmak {itr} | erwachen {itr} |
|
gözünü açmak {fi} | jemanden eines Besseren belehren {v} |
|
gözünü bile kırpmadan {allg} | ohne mit der Wimper zu zucken {allg} |
|
gözünü boyamak {v} | umgarnen {v} |
|
gözünü boyamak {fi} | vorspiegeln {v} |
|
gözünü boyamak {v} | vorgaukeln {v} |
|
gözünü dikerek bakmak {fi} | anstarren {v} |
|
gözünü dikerek bakmak {itr} | blicken {itr} |
|
gözünü dikip bakmak {v} | begaffen {v} |
|
gözünü dikmek {fi} | fixieren {v} |
|
gözünü dört açmak {allg} | aufpassen wie ein Schießhund {allg} |
|
gözünü dört açmak {allg} | Augen offen halten {allg} |
|
gözünü dört açmak {allg} | wie ein Schießhund aufpassen {allg} |
|
gözünü kırpmamak {fi} | kein Auge zu tun {v} |
|
gözünü kırpmamak {allg} | kein Auge zutun {allg} |
|
gözünü korkutmak {fi} | bedrohen {v} |
|
gözünü korkutmak {fi} | einschüchtern {v} |
|
gözünü korkutmak {v} | verängstigen {v} |
|
gözünü korkutmak {v} | verschüchtern {v} |
|
gözünü öfke bürümüş {i} | der Wüterich {m} |
|
gözünün içine baka baka yalan söylemek {fi} | anlügen {v} |
|
gözünün önünde hesaplamak {fi} | vorrechnen {v} |
|
gözünün önüne getirmek {allg} | denken {allg} |
|
başını gözünü yararak konuşmak {fi} | radebrechen {v} |
|
birinin gözünü boyamak {allg} | jemandem Sand in die Augen streuen {allg} |
|
birisinin gözünü boyamak {allg} | vorspiegeln {allg} |
|
birisinin gözünü boyayarak aldatmak {allg} | einen Türken bauen {allg} |
|
gözünü açmak {v} | erblicken {v} |
|
gözünü açmak {allg} | einem die Auge öffnen {allg} |
|
gözünü açmak {allg} | die Augen aufmachen {allg} |
|
gözünü açmak {fi} | jemanden eines Besseren belehren {v} |
|
gözünü açmak {allg} | Argusaugen wachen {allg} |
|
gözünü açmak {itr} | erwachen {itr} |
|
gözünü bile kırpmadan {allg} | ohne mit der Wimper zu zucken {allg} |
|
gözünü boyamak {v} | umgarnen {v} |
|
gözünü boyamak {v} | vorgaukeln {v} |
|
gözünü boyamak {fi} | vorspiegeln {v} |
|
gözünü dikerek bakmak {itr} | blicken {itr} |
|
gözünü dikerek bakmak {fi} | anstarren {v} |
|
gözünü dikip bakmak {v} | begaffen {v} |
|
gözünü dikmek {fi} | fixieren {v} |
|
gözünü dört açmak {allg} | wie ein Schießhund aufpassen {allg} |
|
gözünü dört açmak {allg} | Augen offen halten {allg} |
|
gözünü dört açmak {allg} | aufpassen wie ein Schießhund {allg} |
|
gözünü kırpmamak {allg} | kein Auge zutun {allg} |
|
gözünü kırpmamak {fi} | kein Auge zu tun {v} |
|
gözünü korkutmak {v} | verängstigen {v} |
|
gözünü korkutmak {fi} | einschüchtern {v} |
|
gözünü korkutmak {fi} | bedrohen {v} |
|
gözünü korkutmak {v} | verschüchtern {v} |
|
gözünü öfke bürümüş {i} | der Wüterich {m} |
|