konuşmak {fi} | aussprechen {v} |
|
konuşmak {v} | bieten {v} |
|
konuşmak {itr} | debattieren {itr} |
|
konuşmak {v} | diskurrieren {v} |
|
konuşmak {v} | durchgehen {v} |
|
konuşmak {fi} | durchsprechen {v} |
|
konuşmak {allg} | bereden {allg} |
|
konuşmak {allg} | Gespräch führen {allg} |
|
konuşmak {fi} | plädieren {v} |
|
konuşmak {fi} | plaudern {v} |
|
konuşmak {fi} | quatschen {v} |
|
konuşmak {fi} | reden {v} |
|
konuşmak {itr} | sagen {itr} |
|
konuşmak {fi} | unterhalten {v} |
|
konuşmak {fi} | unterreden {v} |
|
konuşmak {fi} | Sprechen {v} |
|
konuşmak {v} | wälzen {v} |
|
konuşmak {fi}
[dilb] | parlieren {v} |
|
konuşmaktan çekinmek {allg} | mit der Sprache nicht herauswollen {allg} |
|
abuk subuk konuşmak {fi} | irrereden {v} |
|
abuk subuk konuşmak {itr} | faseln {itr} |
|
abuk subuk konuşmak {v} | verzapfen {v} |
|
abuk subuk konuşmak {allg} | leeres Stroh dreschen {allg} |
|
abuksubuk konuşmak {fi} | phantasieren {v} |
|
abuksubuk konuşmak {fi} | faseln {v} |
|
açık konuşmak {allg} | das Kind beim rechten Namen nennen {allg} |
|
açık konuşmak {fi} | offenes Wort reden {v} |
|
açık saçık konuşmak {allg} | offen reden {allg} |
|
açıkça konuşmak {fi} | aus sich herausgehen {v} |
|
açıksözlülükle konuşmak {allg} | ehrlich sprechen {allg} |
|
agucuk gugucuk konuşmak {fi} | lallen {v} |
|
akıcı olarak konuşmak {allg} | fließend sprechen {allg} |
|
akılsızca konuşmak {fi} | daherreden {v} |
|
alçak sesle konuşmak {allg} | leise sprechen {allg} |
|
aleyhte konuşmak {allg} | dagegen sprechen {allg} |
|
Almanca konuşmak {fi} | deutsch sprechen {v} |
|
Almanca konusmak {fi} | deutsch sprechen {v} |
|
anlaşılması güç bir şekilde konuşmak {allg} | geschraubt reden {allg} |
|
anlaşılmayacak şekilde konuşmak {fi} | nuscheln {v} |
|
anlaşılmayacak şekilde konuşmak {itr} | mummeln {itr} |
|
anlaşılmaz şekilde ağzında geveleyerek konuşmak {itr} | muffeln {itr} |
|
anlaşılmaz şekilde konuşmak {itr} | nuscheln {itr} |
|
anlaşılmaz şekilde konuşmak {fi} | kauderwelschen {v} |
|
aralıksız konuşmak {allg} | wie ein Buch reden {allg} |
|
arkasından konuşmak {allg} | über jdn herziehen {allg} |
|
arkasından konuşmak {fi} | Durchhecheln {v} |
|
arkasından konuşmak {v} | diffamieren {v} |
|
arkasından konuşmak {v} | beklatschen {v} |
|
aşağılayarak konuşmak {fi} | schlecht machen {v} |
|
baş başa konuşmak {allg} | unter vier Augen sprechen {allg} |
|
başını gözünü yararak konuşmak {fi} | radebrechen {v} |
|
bazen bildiği halde konuşmak istememek {allg} | mein Name ist Hase ich weiß von nichts {allg} |
|
bir şey konuşmak {allg} | besprechen {allg} |
|
bir şeyin arasından konuşmak {fi} | durchsprechen {v} |
|
bir şeyin lehinde konuşmak {allg}
[huk] | für etw plädieren {allg} |
|
birinin anlayacağı dilde konuşmak {allg} | andere Saiten aufziehen {allg} |
|
birinin düşündüğü gibi konuşmak {allg} | jemandem aus der Seele sprechen {allg} |
|
birisi hakkında çok kötü konuşmak {allg} | keinen guten Faden an jdm lassen {allg} |
|
birisi hakkında iyi konuşmak {allg} | Gutes sprechen {allg} |
|
birisinin adına konuşmak {allg} | für jdn sprechen {allg} |
|
birisinin arkasından konuşmak {v} | bereden {v} |
|
birisiyle karşılıklı konuşmak {v} | besprechen {v} |
|
birisiyle konuşmak {allg} | mit jdm sprechen {allg} |
|
biriyle hemfikirmiş gibi konuşmak {allg} | jemandem aus dem Herzen sprechen {allg} |
|
boş boş konuşmak {v} | verplaudern {v} |
|
boş boş konuşmak {fi} | daherreden {v} |
|
boş konuşmak {allg} | blabla {allg} |
|
boş konuşmak {allg} | leeres Stroh dreschen {allg} |
|
boş konuşmak {allg} | Käse erzählen {allg} |
|
boş konuşmak {fi} | dahinreden {v} |
|
çabuk konuşmak {v} | pariieren {v} |
|
çabuk ve anlaşılmaz şekilde konuşmak {v} | blobbern {v} |
|
cilveli konuşmak {itr} | turteln {itr} |
|
çok alçak sesle konuşmak {itr} | pispern {itr} |
|
çok alçak sesle konuşmak {itr} | pispeln {itr} |
|
çok konuşmak {allg} | wie ein Wasserfall reden {allg} |
|
çok kötü konuşmak {allg} | schauderhaft sprechen {allg} |
|
delicesine konuşmak {v} | delirieren {v} |
|
dereden tepeden konuşmak {allg} | über Gott und die Welt reden {allg} |
|
derste fısıldayarak konuşmak {v} | schwatzen {v} |
|
detaylarını konuşmak {fi} | durchsprechen {v} |
|
detaylarıyla konuşmak {allg} | in die Breite gehen {allg} |
|
dilediğince konuşmak {allg} | ausreden {allg} |
|
dobra dobra konuşmak {allg} | offen reden {allg} |
|
dobra dobra konuşmak {allg} | ehrlich und geradeheraus reden {allg} |
|
doğaçtan konuşmak {v} | extemporieren {v} |
|
dura dura konuşmak {allg} | stockend reden {allg} |
|
durmadan konuşmak {allg} | ausplaudern {allg} |
|
durmadan konuşmak {itr} | quasseln {itr} |
|
düşüncesizce konuşmak {fi} | drauflosreden {v} |
|
düşünmeden konuşmak {fi} | drauflosreden {v} |
|
düşünmeden konuşmak {fi} | dahinreden {v} |
|
düşünmeden konuşmak {fi} | daherreden {v} |
|
duvarla konuşmak {allg} | in den Wind reden {allg} |
|
etkileyici ve anlaşılır şekilde konuşmak {v} | dibbern {v} |
|
etrafa laf atarak konuşmak {itr} | pflaumen {itr} |
|
eveleyip geveleyip konuşmak {fi} | radebrechen {v} |
|
fısır fısır konuşmak {v} | tuscheln {v} |
|
fısır fısır konuşmak {itr} | Flüstern {itr} |
|