haklı {a} | anspruchsberechtigt {a} |
|
haklı {s} | begründet {adj} |
|
haklı {s} | berechtigt {adj} |
|
haklı {s} | gerecht {adj} |
|
haklı {allg} | gerechtfertigt {allg} |
|
haklı {a} | recht {a} |
|
haklı {s} | rechtschaffen {adj} |
|
haklı bir istek {allg} | ein billiges Verlangen {allg} |
|
haklı bulmak {v} | billigen {v} |
|
haklı bulmak {fi} | recht geben {v} |
|
haklı bulmak {fi} | zugeben {v} |
|
haklı bulunabilir {allg} | vertretbar {allg} |
|
haklı çıkar {allg} | berechtigtes Interesse {allg} |
|
haklı çıkarma {i}
[huk] | die Exkulpation {f} |
|
haklı çıkarma {i} | die Justifikation {f} |
|
haklı çıkarma {i} | die Rechtfertigung {f} |
|
haklı çıkarmak {v} | exkulpieren {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | justifizieren {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | rechtfertigen {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | legitimieren {v} |
|
haklı çıkmak {fi} | richtig liegen {v} |
|
haklı görmek {fi} | recht geben {v} |
|
haklı gösterme {i} | die Rechtfertigung {f} |
|
haklı göstermek {v} | rechtfertigen {v} |
|
haklı işten çıkarma {allg} | gerechtfertigte Entlassung {allg} |
|
haklı itiraz {allg} | berechtigte Beanstandung {allg} |
|
haklı itiraz {allg} | berechtigte Beschwerde {allg} |
|
haklı menfaatlerin kullanılması {i} | die Wahrnehmung berechtigter {f} |
|
haklı olarak {adv} | billigermaßen {adv} |
|
haklı olarak {adv} | billigerweise {adv} |
|
haklı olarak {s} | füglich {adj} |
|
haklı olarak {allg} | mit vollem Recht {allg} |
|
haklı olma düşkünü kişi {i} | der Rabulist {m} |
|
haklı olmak {fi} | recht haben {v} |
|
haklı olmak {fi} | richtig liegen {v} |
|
haklı olmayan {s} | unrecht {adj} |
|
haklı savaş {i} | der Gerechter Krieg {m} |
|
haklı savunma sınırının aşılması {i} | der Notwehrexzess {m} |
|
haklı savunma sınırının aşılması {i} | die Notwehrüberschreitung {f} |
|
haklı sayılabilinen {s} | vertretbar {adj} |
|
haklı sebeplerden dolayı {adv} | berechtigterweise {adv} |
|
haklı talep {allg} | berechtigter Anspruch {allg} |
|
haklı talep {allg} | rechtmäßiger Anspruch {allg} |
|
haklılık {i} | die Gerechtigkeit {f} |
|
Haklısın {allg}
[Redw.] | du hast Recht {allg} |
|
daima kendini haklı çıkarma {i} | die Selbstgerechtigkeit {f} |
|
haklı bir istek {allg} | ein billiges Verlangen {allg} |
|
haklı bulmak {fi} | zugeben {v} |
|
haklı bulmak {fi} | recht geben {v} |
|
haklı bulmak {v} | billigen {v} |
|
haklı bulunabilir {allg} | vertretbar {allg} |
|
haklı çıkar {allg} | berechtigtes Interesse {allg} |
|
haklı çıkarma {i} | die Rechtfertigung {f} |
|
haklı çıkarma {i} | die Justifikation {f} |
|
haklı çıkarma {i}
[huk] | die Exkulpation {f} |
|
haklı çıkarmak {v} | legitimieren {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | rechtfertigen {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | justifizieren {v} |
|
haklı çıkarmak {v} | exkulpieren {v} |
|
haklı çıkmak {fi} | richtig liegen {v} |
|
haklı görmek {fi} | recht geben {v} |
|
haklı gösterme {i} | die Rechtfertigung {f} |
|
haklı göstermek {v} | rechtfertigen {v} |
|
haklı işten çıkarma {allg} | gerechtfertigte Entlassung {allg} |
|
haklı itiraz {allg} | berechtigte Beschwerde {allg} |
|
haklı itiraz {allg} | berechtigte Beanstandung {allg} |
|
haklı menfaatlerin kullanılması {i} | die Wahrnehmung berechtigter {f} |
|
haklı olarak {adv} | billigermaßen {adv} |
|
haklı olarak {allg} | mit vollem Recht {allg} |
|
haklı olarak {s} | füglich {adj} |
|
haklı olarak {adv} | billigerweise {adv} |
|
haklı olma düşkünü kişi {i} | der Rabulist {m} |
|
haklı olmak {fi} | recht haben {v} |
|
haklı olmak {fi} | richtig liegen {v} |
|
haklı olmayan {s} | unrecht {adj} |
|
haklı savaş {i} | der Gerechter Krieg {m} |
|
haklı savunma sınırının aşılması {i} | die Notwehrüberschreitung {f} |
|
haklı savunma sınırının aşılması {i} | der Notwehrexzess {m} |
|
haklı sayılabilinen {s} | vertretbar {adj} |
|
haklı sebeplerden dolayı {adv} | berechtigterweise {adv} |
|
haklı talep {allg} | rechtmäßiger Anspruch {allg} |
|
haklı talep {allg} | berechtigter Anspruch {allg} |
|
hep haklı olduğunu sanan kişi {i} | der Rechthaber {m} |
|
hep haklı olduğunu savunarak {s} | rechthaberisch {adj} |
|
hep haklı olduğunu savunma {i} | die Rechthaberei {f} |
|
hukuken haklı {s}
[huk] | gerechtfertigt {adj} |
|
kanunen haklı {s} | gerechtfertigt {adj} |
|
opsiyonlu alış haklı işlemler {allg} | Handel mit Bezugsrechten {allg} |
|
tamamen haklı olarak {allg} | mit Fug und Recht {allg} |
|
varsayılan haklı savunma {i} | die Putativnotwehr {f} |
|