kendiliğinden {allg} | auf eigene Faust {allg} |
|
kendiliğinden {s}
[huk] | ipso-iure {adj} |
|
kendiliğinden {s} | per se {adj} |
|
kendiliğinden {adv} | selbst {adv} |
|
kendiliğinden {önk} | selbst- {prä} |
|
kendiliğinden {s} | selbsttätig {adj} |
|
kendiliğinden {s} | spontan {adj} |
|
kendiliğinden {a} | unaufgefordert {a} |
|
kendiliğinden {s} | unbeeinflusst {adj} |
|
kendiliğinden {allg} | von selbst {allg} |
|
kendiliğinden {allg} | von sich aus {allg} |
|
kendiliğinden anlaşılan {s} | selbstredend {adj} |
|
kendiliğinden anlaşılan {s} | selbstverständlich {adj} |
|
kendiliğinden anlaşılırlık {i} | die Selbstverständlichkeit {f} |
|
kendiliğinden anlaşılıyor {allg} | das versteht sich von selbst {allg} |
|
kendiliğinden anlaşılmak {allg} | am Rande verstehen {allg} |
|
kendiliğinden hak alma hakkı {i} | das Selbsthilferecht {n} |
|
kendiliğinden hak alma satışı {i} | der Selbsthilfeverkauf {m} |
|
kendiliğinden kapanan {s} | selbstschließend {adj} |
|
kendiliğinden kapanmak {fi} | zufallen {v} |
|
kendiliğinden meni akması {i}
[hek] | der Samenabgang {m} |
|
kendiliğinden meni akması {i}
[hek] | der Samenfluss {m} |
|
kendiliğinden türeme {i}
[biy] | die Urzeugung {f} |
|
kendiliğinden tutuşabilen {s} | selbstentzündlich {adj} |
|
kendiliğinden tutuşma {i} | die Selbstentzündung {f} |
|
kendiliğinden tutuşma {i} | die Selbstzündung {f} |
|
kendiliğinden yanabilen {s} | selbstentzündlich {adj} |
|
kendiliğinden yanabilme {i} | die Selbstentzündung {f} |
|
kendiliğinden yapışabilen {s} | selbstklebend {adj} |
|
kendiliğinden yetişen {s}
[bitk] | wild wachsend {adj} |
|
kendiliğinden yetişen {s}
[bitk] | wildwüchsig {adj} |
|
kendiliğinden yükseltgenme {i} | die Selbstoxidierung {f} |
|
kendiliğindenlik {i} | die Spontanität {f} |
|
cinsellik olmadan kendiliğinden meni akması {i}
[hek] | die Spermatorrhöe {f} |
|
kendiliğinden anlaşılan {s} | selbstverständlich {adj} |
|
kendiliğinden anlaşılan {s} | selbstredend {adj} |
|
kendiliğinden anlaşılırlık {i} | die Selbstverständlichkeit {f} |
|
kendiliğinden anlaşılıyor {allg} | das versteht sich von selbst {allg} |
|
kendiliğinden anlaşılmak {allg} | am Rande verstehen {allg} |
|
kendiliğinden hak alma hakkı {i} | das Selbsthilferecht {n} |
|
kendiliğinden hak alma satışı {i} | der Selbsthilfeverkauf {m} |
|
kendiliğinden kapanan {s} | selbstschließend {adj} |
|
kendiliğinden kapanmak {fi} | zufallen {v} |
|
kendiliğinden meni akması {i}
[hek] | der Samenabgang {m} |
|
kendiliğinden meni akması {i}
[hek] | der Samenfluss {m} |
|
kendiliğinden türeme {i}
[biy] | die Urzeugung {f} |
|
kendiliğinden tutuşabilen {s} | selbstentzündlich {adj} |
|
kendiliğinden tutuşma {i} | die Selbstentzündung {f} |
|
kendiliğinden tutuşma {i} | die Selbstzündung {f} |
|
kendiliğinden yanabilen {s} | selbstentzündlich {adj} |
|
kendiliğinden yanabilme {i} | die Selbstentzündung {f} |
|
kendiliğinden yapışabilen {s} | selbstklebend {adj} |
|
kendiliğinden yetişen {s}
[bitk] | wild wachsend {adj} |
|
kendiliğinden yetişen {s}
[bitk] | wildwüchsig {adj} |
|
kendiliğinden yükseltgenme {i} | die Selbstoxidierung {f} |
|