sıkıştırmak {fi} | abdichten {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | abschließen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | andrücken {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | anpressen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | anziehen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | attackieren {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | auspressen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | bedrängen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | bedrücken {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | befestigen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | beklemmen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | drängen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | dringen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | drücken {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | einengen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | einklemmen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | erdrücken {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | festklemmen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | feststellen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | klemmen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | knautschen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | komprimieren {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | nötigen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | pressen {v} |
|
sıkıştırmak {itr} | quetschen {itr} |
|
sıkıştırmak {v} | verdichten {v} |
|
sıkıştırmak {v} | verfestigen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | verfolgen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zusammendrücken {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zusammenpferchen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zusammenpressen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zusammenziehen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zusetzen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zuziehen {v} |
|
sıkıştırmak {fi} | zwängen {v} |
|
sıkıştırmak {v} | zwiebeln {v} |
|
sıkıştırmak {allg}
[biliş] | zippen (komprimieren) {allg} |
|
bir araya sıkıştırmak {fi} | zusammenrücken {v} |
|
bir araya sıkıştırmak {fi} | zusammendrängen {v} |
|
bir yere sıkıştırmak {fi} | zusammenpferchen {v} |
|
birini köşeye sıkıştırmak {allg} | jemanden in die Enge treiben {allg} |
|
birini sıkıştırmak {allg} | vorknöpfen {allg} |
|
birisini bir amaçla sıkıştırmak {allg} | zusetzen {allg} |
|
birisini köşeye sıkıştırmak {allg} | jdn an die Wand drücken {allg} |
|
birisini köşeye sıkıştırmak {allg} | in die Ecke drängen {allg} |
|
birisini sıkıştırmak {allg} | auf den Leib rücken {allg} |
|
birisini sıkıştırmak {v} | bedrängen {v} |
|
birisini sıkıştırmak {fi} | einheizen {v} |
|
birisini sıkıştırmak {fi} | auspressen {v} |
|
birisini sıkıştırmak {v} | drängen {v} |
|
birisini sıkıştırmak {fi} | andringen (auf) {v} |
|
birisini sıkıştırmak {v} | bohren {v} |
|
birisini sıkıştırmak {fi} | andrängen {v} |
|
birisini sıkıştırmak {v} | berennen {v} |
|
birisinin eline bir şey sıkıştırmak {allg} | in die Hand drücken {allg} |
|
fazlaca sıkıştırmak {fi} | abschnüren {v} |
|
içine sıkıştırmak {v} | zwängen {v} |
|
köşeye sıkıştırmak {allg} | jemanden in die Enge treiben {allg} |
|
salmastra kutusunu sıkıştırmak {fi}
[tek] | anziehen {v} |
|
tekrar sıkıştırmak {v}
[tek] | nachspannen {v} |
|
vida sıkıştırmak {fi}
[tek] | nachziehen {v} |
|
vida sıkıştırmak {fi} | anziehen {v} |
|
vidayı sıkıştırmak {fi} | andrehen {v} |
|