anheim fallen {v} | aklından uçup gitmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | birisinin eline geçmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | eline düşmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | geçmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | intikal etmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | mazi olmak {fi} |
|
anheim fallen {v} | unutulmak {fi} |
|
anheim fallen {v} | yetkilerini kaptırmak {fi} |
|
anheim legen {v} | bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} |
|
anheim legen {v} | kararına bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {v} | bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {v} | kararına bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {allg} | bir şeyi birisinin kararına bırakmak {allg} |
|
anheim stellen {allg} | takdirine bırakmak {allg} |
|
anheimeln {v} | yaşadığı yere alışmış olduğunu hissetmek {fi} |
|
anheimeln {v} | yurdunu hatırlatmak {fi} |
|
anheimelnd {adj} | huzurlu {s} |
|
anheimelnd {adj} | rahat {s} |
|
anheim fallen {v} | yetkilerini kaptırmak {fi} |
|
anheim fallen {v} | eline düşmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | unutulmak {fi} |
|
anheim fallen {v} | birisinin eline geçmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | mazi olmak {fi} |
|
anheim fallen {v} | aklından uçup gitmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | intikal etmek {fi} |
|
anheim fallen {v} | geçmek {fi} |
|
anheim legen {v} | kararına bırakmak {fi} |
|
anheim legen {v} | bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {v} | kararına bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {v} | bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} |
|
anheim stellen {allg} | takdirine bırakmak {allg} |
|
anheim stellen {allg} | bir şeyi birisinin kararına bırakmak {allg} |
|