bırakmak {v} | abandonnieren {v} |
|
bırakmak {fi} | abbrechen {v} |
|
bırakmak {fi} | abgeben {v} |
|
bırakmak {v} | ablegen {v} |
|
bırakmak {itr} | abschwenken {itr} |
|
bırakmak {fi} | abstellen {v} |
|
bırakmak {fi} | abtreten {v} |
|
bırakmak {allg} | an den Nagel hängen {allg} |
|
bırakmak {fi} | aufgeben {v} |
|
bırakmak {fi} | auflassen {v} |
|
bırakmak {fi} | aussetzen {v} |
|
bırakmak {v} | belassen {v} |
|
bırakmak {fi} | bleiben lassen {v} |
|
bırakmak {fi} | deponieren {v} |
|
bırakmak {fi} | Eine Verantwortung quittieren {v} |
|
bırakmak {allg} | einer Sache entrückt sein {allg} |
|
bırakmak {allg} | eingehen lassen {allg} |
|
bırakmak {fi} | entweren {v} |
|
bırakmak {fi} | auf sich beruhen lassen {v} |
|
bırakmak {allg} | sein lassen {allg} |
|
bırakmak {fi} | fortlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | freistellen {v} |
|
bırakmak {fi} | hinlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | hinterlassen {v} |
|
bırakmak {allg} | jdn im Stich lassen {allg} |
|
bırakmak {v} | lassen {v} |
|
bırakmak {fi} | liegen lassen {v} |
|
bırakmak {fi} | loskoppeln {v} |
|
bırakmak {fi} | loslassen {v} |
|
bırakmak {fi} | nachlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | niederlegen {v} |
|
bırakmak {fi} | preisgeben {v} |
|
bırakmak {v} | räumen {v} |
|
bırakmak {itr} | resignieren {itr} |
|
bırakmak {fi} | sausenlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | sein lassen {v} |
|
bırakmak {itr} | abkehren {itr} |
|
bırakmak {allg} | abwenden von etw {allg} |
|
bırakmak {fi} | lossagen {v} |
|
bırakmak {fi} | stehen lassen {v} |
|
bırakmak {v} | überlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | überliefern {v} |
|
bırakmak {v} | verlassen {v} |
|
bırakmak {fi} | weglassen {v} |
|
bırakmak {fi} | weglaufen {v} |
|
aç bırakmak {fi} | hungern lassen {v} |
|
aç bırakmak {fi} | aushungern {v} |
|
acı bir tat bırakmak {allg} | einen bitteren Nachgeschmack hinterlassen {allg} |
|
açık bırakmak {fi} | auflassen {v} |
|
açık bırakmak {fi} | aufhalten {v} |
|
açık bırakmak {fi} | offen lassen {v} |
|
açık bırakmak {fi} | anlassen {v} |
|
açık bırakmak {fi} | offen halten {v} |
|
açık bırakmak {fi} | offen bleiben {v} |
|
açık kapı bırakmak {allg}
[Redw.] | eine Hintertür offen halten {allg} |
|
akışına bırakmak {fi} | laufen lassen {v} |
|
alışkanlığı bırakmak {allg} | eine Gewohnheit abtun {allg} |
|
alışkanlığı bırakmak {fi} | abtun {v} |
|
aralık bırakmak {fi} | auflassen {v} |
|
aralık bırakmak {fi} | anlehnen {v} |
|
ardında bırakmak {fi} | hinterlassen {v} |
|
arkada bırakmak {fi} | dalassen {v} |
|
arkasında bırakmak {fi} | hinter sich lassen {v} |
|
artık bırakmak {fi} | übrig lassen {v} |
|
aşağı bırakmak {fi} | herablassen {v} |
|
aşağı bırakmak {fi} | hinablassen {v} |
|
ateş altına alarak zor durumda bırakmak {v} | beharken {v} |
|
aynı yere bırakmak {fi} | zusammensperren {v} |
|
bağımlılığı bırakmak {allg} | entwöhnen {allg} |
|
başka bir zamana bırakmak {fi} | aufschieben {v} |
|
başka birisine bırakmak {fi} | zuleiten {v} |
|
başkasına bırakmak {v}
[huk] | übereignen {v} |
|
başkasına bırakmak {v} | überschreiben {v} |
|
bir alışkanlığı bırakmak {allg} | entwöhnen {allg} |
|
bir kenara bırakmak {fi} | ruhen lassen {v} |
|
bir kenara bırakmak {fi} | beiseite lassen {v} |
|
bir şeyi açık bırakmak {fi} | auslassen {v} |
|
bir şeyi birisine miras olarak bırakmak {allg} | vermachen {allg} |
|
bir şeyi birisinin kararına bırakmak {allg} | anheim stellen {allg} |
|
bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} | anheim stellen {v} |
|
bir şeyi birisinin takdirine bırakmak {fi} | anheim legen {v} |
|
bir şeyi birisinin üstüne bırakmak {allg} | zuschieben {allg} |
|
bir şeyi bırakmak {allg} | von etw abkommen {allg} |
|
bir şeyi bırakmak {fi} | preisgeben {v} |
|
bir şeyi yarıda bırakmak {fi} | abbrechen {v} |
|
bir sonraki güne bırakmak {v} | überschlafen {v} |
|
bir tarafa bırakmak {fi} | beiseite lassen {v} |
|
bir tarafa bırakmak {fi} | ausklammern {v} |
|
bir yana bırakmak {fi} | ausklammern {v} |
|
bir yana bırakmak {fi} | absehen {v} |
|
bir yere bırakmak {itr}
[tic] | placieren {itr} |
|
biraz gevşek bırakmak {fi} | nachlassen {v} |
|
birini gölgede bırakmak {allg} | jemanden an die Wand spielen {allg} |
|
birini gölgede bırakmak {allg} | jemandem den Rang ablaufen {allg} |
|
birini ortada bırakmak {allg} | jemanden sitzen lassen {allg} |
|
birini yolda bırakmak {allg} | jemanden im Stich lassen {allg} |
|
birini zor durumda ortada bırakmak {allg} | jemanden im Stich lassen {allg} |
|
birisine bir şeyi miras olarak bırakmak {allg} | hinterlassen {allg} |
|
birisini etki altında bırakmak {v} | überwältigen {v} |
|
birisini gölgede bırakmak {allg} | jdn in den Schatten stellen {allg} |
|
birisini gölgede bırakmak {allg} | jemanden in den Schatten stellen {allg} |
|
birisini hayretler içinde bırakmak {allg} | jdn in Erstaunen versetzen {allg} |
|
birisini hayretler içinde bırakmak {v} | bestürzen {v} |
|
birisini rahat bırakmak {allg} | Ruhe gönnen {allg} |
|
birisini rahat bırakmak {fi} | auslassen {v} |
|
birisini rahat bırakmak {allg} | jdn gewähren lassen {allg} |
|
birisini rahat bırakmak {allg} | jdn gehen lassen {allg} |
|
birisini yarı yolda bırakmak {allg} | jemanden im Stich lassen {allg} |
|
birisini yüzüstü bırakmak {allg} | jemanden im Stich lassen {allg} |
|
birisini zor durumda bırakmak {fi}
[sp] | mattsetzen {v} |
|
birisinin sevincini kursağında bırakmak {allg} | vermiesen {allg} |
|