stiften {v} | armağan etmek {v} |
|
stiften {v} | bağışlamak {v} |
|
stiften {v} | hediye etmek {v} |
|
stiften {v} | kilise kurmak {v} |
|
stiften {v} | kurmak {fi} |
|
stiften {v} | manastır kurmak {v} |
|
stiften {v} | tesis etmek {fi} |
|
stiften {v} | vakfetmek {v} |
|
stiften {v} | vakıf olarak kurmak {v} |
|
stiften gehen {v} | gizlice kaçmak {fi} |
|
stiften gehen {v} | ortadan yok olmak {fi} |
|
stiften gehen {v} | sıvışmak {fi} |
|
stiften gehen {v} | tüymek {fi} |
|
Brand stiften {allg} | yangın çıkarmak {allg} |
|
eine Runde Bier stiften {allg} | herkese birer bira ısmarlamak {allg} |
|
einen Preis stiften {allg} | bir ödül vermek {allg} |
|
Frieden stiften {allg} | arabuluculuk yapmak {allg} |
|
stiften gehen {v} | ortadan yok olmak {fi} |
|
stiften gehen {v} | gizlice kaçmak {fi} |
|
stiften gehen {v} | tüymek {fi} |
|
stiften gehen {v} | sıvışmak {fi} |
|
Zank stiften {allg} | ortalığı karıştırmak {allg} |
|