başkasının aleyhine sözleşme {allg} | Vertrag zu Lasten Dritter {allg} |
|
başkasının elinden almak {fi} | wegschnappen {v} |
|
başkasının eserini çalan {i} | der Plagiator {m} |
|
başkasının eserini çalan {i} | die Plagiatorin {f} |
|
başkasının eserini çalarak yazma {i} | die Freibeuterei {f} |
|
başkasının eserini çalmak {fi} | plagiieren {v} |
|
başkasının gelirini kıskanma {i} | der Brotneid {m} |
|
başkasının işine burnunu sokmak {fi} | dreinreden {v} |
|
başkasının isteklerini yerine getirmek {itr} | willfahren {itr} |
|
başkasının kazandığı parayı kıskanma {i} | der Brotneid {m} |
|
başkasının kuklası {i} | die Marionette {f} |
|
başkasının malı {allg} | fremdes Gut {allg} |
|
başkasının malına bilerek ve isteyerek zarar verme {i}
[huk] | die Sachbeschädigung {f} |
|
başkasının malına tecavüz {i} | der Fremdbesitzerexzess {m} |
|
başkasının mülküne saldırma {i} | der Überfall {m} |
|
başkasının özür dilemesini istemek {allg} | Satisfaktion verlangen {allg} |
|
başkasının parasını ödemek {fi} | auslösen {v} |
|
başkasının sesini bastırmak {v} | überschreien {v} |
|
başkasının sırtından geçinen {i} | die Drohne {f} |
|
başkasının sırtından geçinmek {itr} | schmarotzen {itr} |
|
başkasının sırtından geçinmek {fi} | durchessen {v} |
|
başkasının sırtından geçinmek {allg} | durchfressen {allg} |
|
başkasının taşınmaz malından yararlanma hakkı {i}
[huk] | die Dienstbarkeit {f} |
|
başkasının üzerine atma {i} | die Unterstellung {f} |
|
başkasının üzerine atmak {allg} | Schuld auf andere schieben {allg} |
|
başkasının üzerine atmak {v} | unterstellen {v} |
|
başkasının üzerine geçirmek {v}
[huk] | übereignen {v} |
|
başkasının yoluna taş koymak {fi} | quer schießen {v} |
|
başkasının zarara uğramasına sevinen {s} | schadenfroh {adj} |
|
başkasının zarara uğramasına sevinme {i} | die Schadenfreude {f} |
|
başkasının aleyhine sözleşme {allg} | Vertrag zu Lasten Dritter {allg} |
|
başkasının elinden almak {fi} | wegschnappen {v} |
|
başkasının eserini çalan {i} | der Plagiator {m} |
|
başkasının eserini çalan {i} | die Plagiatorin {f} |
|
başkasının eserini çalarak yazma {i} | die Freibeuterei {f} |
|
başkasının eserini çalmak {fi} | plagiieren {v} |
|
başkasının gelirini kıskanma {i} | der Brotneid {m} |
|
başkasının işine burnunu sokmak {fi} | dreinreden {v} |
|
başkasının isteklerini yerine getirmek {itr} | willfahren {itr} |
|
başkasının kazandığı parayı kıskanma {i} | der Brotneid {m} |
|
başkasının kuklası {i} | die Marionette {f} |
|
başkasının malı {allg} | fremdes Gut {allg} |
|
başkasının malına bilerek ve isteyerek zarar verme {i}
[huk] | die Sachbeschädigung {f} |
|
başkasının malına tecavüz {i} | der Fremdbesitzerexzess {m} |
|
başkasının mülküne saldırma {i} | der Überfall {m} |
|
başkasının özür dilemesini istemek {allg} | Satisfaktion verlangen {allg} |
|
başkasının parasını ödemek {fi} | auslösen {v} |
|
başkasının sesini bastırmak {v} | überschreien {v} |
|
başkasının sırtından geçinen {i} | die Drohne {f} |
|
başkasının sırtından geçinmek {fi} | durchessen {v} |
|
başkasının sırtından geçinmek {itr} | schmarotzen {itr} |
|
başkasının sırtından geçinmek {allg} | durchfressen {allg} |
|
başkasının taşınmaz malından yararlanma hakkı {i}
[huk] | die Dienstbarkeit {f} |
|
başkasının üzerine atma {i} | die Unterstellung {f} |
|
başkasının üzerine atmak {v} | unterstellen {v} |
|
başkasının üzerine atmak {allg} | Schuld auf andere schieben {allg} |
|
başkasının üzerine geçirmek {v}
[huk] | übereignen {v} |
|
başkasının yoluna taş koymak {fi} | quer schießen {v} |
|
başkasının zarara uğramasına sevinen {s} | schadenfroh {adj} |
|
başkasının zarara uğramasına sevinme {i} | die Schadenfreude {f} |
|
bir başkasının yaptığını yaparak çalışmak {v} | korrepetieren {v} |
|
kaçak olarak başkasının telefonunu dinleme {i} | die Anzapfung {f} |
|
kaçak olarak başkasının telefonunu dinlemek {fi} | anzapfen {v} |
|
kendini başkasının yerine koyabilen {s} | einfühlsam {adj} |
|
kendini başkasının yerine koyabilir {a} | einfühlsam {a} |
|
kendini başkasının yerine koyabilme {i} | die Einfühlsamkeit {f} |
|
kendini başkasının yerine koyma {i} | die Einfühlung {f} |
|
kendini başkasının yerine koymak {fi} | einfühlen {v} |
|
suçunu başkasının üstüne atmak {fi} | anflicken {v} |
|
tekrar başkasının eline geçmek {fi} | zurückfallen {v} |
|