TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
elinden alma {i} die Entziehung {f}
elinden alma {i} der Entzug {m}
elinden almak {v} entwinden {v}
elinden almak {v} entziehen {v}
elinden almak {fi} fortnehmen {v}
elinden almak {v} nehmen {v}
elinden almak {fi} wegschnappen {v}
elinden almak {i} das Zocken {n}
elinden bırakmak {allg} aus den Händen lassen {allg}
elinden bırakmak {allg} fahren lassen {allg}
elinden bırakmamak {allg} nicht aus der Hand lassen {allg}
elinden çıkarmak {fi} wegschenken {v}
elinden düşmek {fi} entfallen {v}
elinden düşürmek {fi} fallen lassen {v}
elinden geldiğince {allg} nach bestem Können {allg}
elinden gelebilecek olandan fazlasını istemek {v} überfordern {v}
elinden geleni yapmak {allg} allen Fleiß anwenden {allg}
elinden geleni yapmak {fi} sein äußerstes tun {v}
elinden geleni yapmak {fi} sein Möglichstes tun {v}
elinden geleni yapmak {allg} einbringen {allg}
elinden gelenin en iyisini yapmak {allg} sein Bestes tun {allg}
elinden her gelen adam {i} der Tausendkünstler {m}
elinden her gelen kimse {allg} Hans Dampf in allen Gassen {allg}
elinden çıkmaz {i} der Stümper {m}
elinden çıkmaz {i} die Stümperin {f}
elinden gelir {s} wendig {adj}
elinden gelmeme {i} das Unvermögen {n}
elinden gelmez {s} eckig {adj}
elinden gelmez {s} unpraktisch {adj}
elinden gelmez kimse {i} der Tollpatsch {m}
elinden kaçırmak {allg} jemandem durch die Lappen gehen {allg}
elinden kaçırmak {fi} verscherzen {v}
elinden kapmak {v} entwinden {v}
elinden kayıp gitmek {fi} dahinfliegen {v}
elinden tutan {i} der Förderer {m}
elinden tutmak {allg} an der Hand fassen {allg}
elinden tutmak {allg} bei der Hand nehmen {allg}
elinden tutmak {fi} forthelfen {v}
elinden zorla almak {fi} wegreißen {v}
Indirekte Treffer
başkasının elinden almak {fi} wegschnappen {v}
birisinin elinden kaymak {allg} entgleiten {allg}
çekip elinden almak {v} entreißen {v}
elinden alma {i} die Entziehung {f}
elinden alma {i} der Entzug {m}
elinden almak {v} nehmen {v}
elinden almak {fi} fortnehmen {v}
elinden almak {v} entziehen {v}
elinden almak {i} das Zocken {n}
elinden almak {v} entwinden {v}
elinden almak {fi} wegschnappen {v}
elinden bırakmak {allg} fahren lassen {allg}
elinden bırakmak {allg} aus den Händen lassen {allg}
elinden bırakmamak {allg} nicht aus der Hand lassen {allg}
elinden çıkarmak {fi} wegschenken {v}
elinden düşmek {fi} entfallen {v}
elinden düşürmek {fi} fallen lassen {v}
elinden geldiğince {allg} nach bestem Können {allg}
elinden gelebilecek olandan fazlasını istemek {v} überfordern {v}
elinden geleni yapmak {allg} einbringen {allg}
elinden geleni yapmak {fi} sein Möglichstes tun {v}
elinden geleni yapmak {fi} sein äußerstes tun {v}
elinden geleni yapmak {allg} allen Fleiß anwenden {allg}
elinden gelenin en iyisini yapmak {allg} sein Bestes tun {allg}
elinden her gelen adam {i} der Tausendkünstler {m}
elinden her gelen kimse {allg} Hans Dampf in allen Gassen {allg}
elinden çıkmaz {i} der Stümper {m}
elinden çıkmaz {i} die Stümperin {f}
elinden gelir {s} wendig {adj}
elinden gelmeme {i} das Unvermögen {n}
elinden gelmez {s} unpraktisch {adj}
elinden gelmez {s} eckig {adj}
elinden gelmez kimse {i} der Tollpatsch {m}
elinden kaçırmak {fi} verscherzen {v}
elinden kaçırmak {allg} jemandem durch die Lappen gehen {allg}
elinden kapmak {v} entwinden {v}
elinden kayıp gitmek {fi} dahinfliegen {v}
elinden tutan {i} der Förderer {m}
elinden tutmak {fi} forthelfen {v}
elinden tutmak {allg} bei der Hand nehmen {allg}
elinden tutmak {allg} an der Hand fassen {allg}
elinden zorla almak {fi} wegreißen {v}
hakkını elinden alma {i} die Entrechtung {f}
insanın elinden gelebilen şey {s} menschenmöglich {adj}
karar verme yetisini elinden almak {v} [huk]entmündigen {v}
kozlarını elinden almak {v} entwaffnen {v}
silahını elinden almak {v} entwaffnen {v}
silahlarının elinden alınması {i} die Entwaffnung {f}
terzi elinden çıkma {s} tailormade {adj}
usta elinden çıkmış {allg} von Meisterhand geschaffen {allg}
zorla elinden almak {fi} wegnehmen {v}