TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
günde {s} quotidian {adj}
günde {adv} tags {adv}
gündelik {s} alltäglich {adj}
gündelik {i} die Besoldung {f}
gündelik {s} ordinär {adj}
gündelik {i} das Tagegeld {n}
gündelik {i} der Tagelohn {m}
gündelik {i} das Tagesgeld {n}
gündelik {s} täglich {adj}
gündelik dil {i} die Alltagssprache {f}
gündelik dildeki {s} umgangssprachlich {adj}
gündelik elbise {i} das Alltagskleid {n}
gündelik elbise {i} die Alltagskleidung {f}
gündelik hale sokmak {v} profanieren {v}
gündelik hayatı ifade eden resim {i} das Genrebild {n}
gündelik hayatı resmeden ressam {i} der Genremaler {m}
gündelik {i} das Tagewerk {n}
gündelik ücret {i} der Tagelohn {m}
gündelikçi {i} die Haushaltshilfe {f}
gündelikçi {i} der Lohnarbeiter {m}
gündelikçi {i} der Tagelöhner {m}
gündelikçi {i} die Tagelöhnerin {f}
gündelikçi kadın {i} die Aufwartefrau {f}
gündelikçi kadın {i} die Aufwartung {f}
gündelikçi kadın {i} die Putzfrau {f}
gündelikçi kadın {i} die Raumpflegerin {f}
gündelikçi kadın {i} die Reinemachefrau {f}
gündem {i} die Tagesordnung {f}
gündem {i} [eko]die Agenda {nom}
gündem maddesi {i} der Punkt {m}
gündem maddesi {i} der Tagesordnungspunkt {m}
gündeme gelmek {allg} den Gegentand der Unterhaltung bilden {allg}
gündeme girmek {allg} aktuell werden {allg}
günden güne {allg} von Tag zu Tag {allg}
Indirekte Treffer
aynı günde {allg} am gleichen Tag {allg}
beş günde bir {allg} alle fünf Tage {allg}
iki günde bir {allg} jeden zweiten Tag {allg}
iki günde bir {allg} [den]ein Tag um anderen {allg}
onbeş günde bir yayınlanan dergi {i} die Halbmonatsschrift {f}
yarım günde bir {s} halbtäglich {adj}
yedi günde bir oluşan {s} siebentäglich {adj}