kırık {s} | abgebrochen {adj} |
|
kırık {a} | beschädigt {a} |
|
kırık {i}
[hek] | der Bruch {m} |
|
kırık {i} | das Bruchstück {n} |
|
kırık {s} | diffrakt {adj} |
|
kırık {i} | die Ente {f} |
|
kırık {adv} | entzwei {adv} |
|
kırık {i}
[hek] | die Fraktur {f} |
|
kırık {s} | gebrochen {adj} |
|
kırık {adv} | gerissen {adv} |
|
kırık {s} | kaputt {adj} |
|
kırık {i} | der Knick {m} |
|
kırık {i} | die Krickente {f} |
|
kırık {i} | die Scherbe {f} |
|
kırık {s} | spröde {adj} |
|
kırık {s} | gebrochen, gestört {adj} |
|
kırık bacak tahtası {i}
[hek] | die Beinschiene {f} |
|
kırık bandajı {i}
[hek] | der Streckverband {m} |
|
kırık bandajı {i}
[hek] | der Zugverband {m} |
|
kırık cam parçacığı {i} | die Glasscherbe {f} |
|
kırık çizgi {allg} | gebrochene Linie {allg} |
|
kırık dökük {s} | mies {adj} |
|
kırık dökük eşya {ç} | die Trödelwaren {pl} |
|
kırık kemiğin yeniden kırılması {i}
[hek] | die Refrakturierung {f} |
|
kırık kola takılan metalden yapılmış kol desteği {i} | die Armschiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Bruchschiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Schiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Schindel {f} |
|
kırık tahtası ile bağlamak {v}
[hek] | schienen {v} |
|
kırık yeri {i} | die Bruchstelle {f} |
|
kırık yeri sabitlemeye yarayan tahta {i}
[hek] | die Bruchschiene {f} |
|
kırık yumurta {i} | das Knickei {n} |
|
kırıksız {s} | bruchfrei {adj} |
|
beli kırık {adv} | hüftlahm {adv} |
|
beli kırık {s} | lendenlahm {adj} |
|
beli kırık {s} | kreuzlahm {adj} |
|
gönlü kırık {s} | missmutig {adj} |
|
içi kırık {s} | missmutig {adj} |
|
kalbi kırık {s} | missmutig {adj} |
|
kırık bacak tahtası {i}
[hek] | die Beinschiene {f} |
|
kırık bandajı {i}
[hek] | der Streckverband {m} |
|
kırık bandajı {i}
[hek] | der Zugverband {m} |
|
kırık cam parçacığı {i} | die Glasscherbe {f} |
|
kırık çizgi {allg} | gebrochene Linie {allg} |
|
kırık dökük {s} | mies {adj} |
|
kırık dökük eşya {ç} | die Trödelwaren {pl} |
|
kırık kemiğin yeniden kırılması {i}
[hek] | die Refrakturierung {f} |
|
kırık kola takılan metalden yapılmış kol desteği {i} | die Armschiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Schiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Bruchschiene {f} |
|
kırık tahtası {i}
[hek] | die Schindel {f} |
|
kırık tahtası ile bağlamak {v}
[hek] | schienen {v} |
|
kırık yeri {i} | die Bruchstelle {f} |
|
kırık yeri sabitlemeye yarayan tahta {i}
[hek] | die Bruchschiene {f} |
|
kırık yumurta {i} | das Knickei {n} |
|