TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tahta {i} das Brett {n}
tahta {i} die Diele {f}
tahta {i} das Holz {n}
tahta {i} die Planke {f}
tahta {i} die Tafel {f}
tahta bezi {i} der Scheuerlappen {m}
tahta biçme sehpası {i} [hayb]der Sägebock {m}
tahta böceği {i} der Holzwurm {m}
tahta böceği {i} der Wurm {m}
tahta bölme {i} der Bretterverschlag {m}
tahta bölme {i} die Holztrennwand {f}
tahta bölme {i} der Verschlag {m}
tahta boyası {i} [tek]die Beize {f}
tahta boyası {i} die Holzbeise {f}
tahta boyasıyle boyamak {v} [tek]beizen {v}
tahta cilası {i} die Holzlasur {f}
tahta çit {i} der Bauzaun {m}
tahta çit {i} der Bretterzaun {m}
tahta çit {i} das Gatter {n}
tahta çit {i} der Lattenzaun {m}
tahta çivi {i} der Holzstift {m}
tahta çıkarma {i} die Inthronisation {f}
tahta çıkarmak {v} inthronisieren {v}
tahta çıkış konuşması {i} die Thronrede {f}
tahta çıkma {i} die Besteigung {f}
tahta çıkma {i} die Thronbesteigung {f}
tahta çıkmak {v} besteigen {v}
tahta çıkmak {fi} den Thron besteigen {v}
tahta çöp {i} das Hölzchen {n}
tahta çöp {i} das Holzstückchen {n}
tahta direk {i} [bitk]der Baum {m}
tahta döşeme {i} die Bretterverkleidung {f}
tahta döşeme {i} die Holzbekleidung {f}
tahta döşemek {v} [den]beplanken {v}
tahta döşemek {v} bohlen {v}
tahta döşemek {v} dielen {v}
tahta döşemeli {s} beplankt {adj}
tahta el arabası {i} der Bollerwagen {m}
tahta fırça {i} die Scheuerbürste {f}
tahta fırçası {i} die Scheuerbürste {f}
tahta fırçası {i} der Schrubber {m}
tahta fırçası {i} der Schrubberbesen {m}
tahta fırçası {i} das Schrubbrett {n}
tahta geçit yolu {i} der Bohlenweg {m}
tahta geçme {i} die Thronfolge {f}
tahta geçme sırasının kendinde olduğunu savunan kişi {i} der Thronprätendent {m}
tahta güvercini {i} die Ringeltaube {f}
tahta güvercini {i} die Taube {f}
tahta havan {i} der Holzmörser {m}
tahta heykel {i} das Holzbild {n}
tahta heykel oymacısı {i} der Holzbildhauer {m}
tahta ile kaplama {i} die Täfelung {f}
tahta ile kaplamak {v} bedielen {v}
tahta ile kaplamak {v} paneelieren {v}
tahta ile kaplamak {v} täfeln {v}
tahta işleme {i} die Holzbearbeitung {f}
tahta işleme {a} holzverarbeitend {a}
tahta kafa {i} der Einfaltspinsel {m}
tahta kaldırım {i} das Holzklotzpflaster {n}
tahta kalıp {i} die Bretterverschalung {f}
tahta kalıp {i} das Holzmodell {n}
tahta kapı {i} das Gatter {n}
tahta kaplama {i} die Beplankung {f}
tahta kaplama {i} die Dielung {f}
tahta kaplama {i} das Getäfel {n}
tahta kaplama {i} die Holzbekleidung {f}
tahta kaplama {i} die Holztäfelung {f}
tahta kaplama {i} die Holztäfelung {f}
tahta kaplama {i} die Holzverkleidung {f}
tahta kaplama {i} das Paneel {n}
tahta kaplama {i} die Täfelung {f}
tahta kaplama {i} die Verschalung {f}
tahta kaplama yapmak {v} paneelieren {v}
tahta kaplamak {fi} [den]aufplanken {v}
tahta kaplamak {v} [den]beplanken {v}
tahta kaplamak {v} bohlen {v}
tahta kaplamak {v} dielen {v}
tahta kaplamak {fi} täfeln {v}
tahta kaplamak {fi} verkleiden {v}
tahta kaplamak {v} verschalen {v}
Indirekte Treffer
bir şeyin arasına sıkıştırılan tahta {i} der Keil {m}
çürük tahta {allg} morsches Holz {allg}
çürük tahta {allg} eine faule Sache {allg}
dar ve kalınca tahta {i} das Staket {n}
denizde sahile vuran tahta parçaları {i} das Treibholz {n}
döşemelik tahta {i} das Bodenbretter {n}
gemi yapımında kullanılan bir tahta türü {i} die Planke {f}
iki tutamaklı tahta kapı {i} der Zuber {m}
ince tahta {i} die Diele {f}
ince tahta {i} die Dachschindel {f}
ince tahta kaplama {i} der Belag {m}
kafa keserek yapılan idamlarda kafanın üzerine yaslandığı tahta {i} der Richtblock {m}
kalın tahta {i} die Bohle {f}
kaplama tahta {i} das Sperrholz {n}
kırık yeri sabitlemeye yarayan tahta {i} [hek]die Bruchschiene {f}
kızgın demirle tahta üzerine resim yapma {i} die Brandmalerei {f}
kontrplak tahta {i} das Furnierholz {n}
kumaşla kaplanmış tahta {i} die Flanelltafel {f}
sallanır tahta at {i} das Schaukelpferd {n}
suni tahta {i} das Kunstholz {n}
tahta bezi {i} der Scheuerlappen {m}
tahta biçme sehpası {i} [hayb]der Sägebock {m}
tahta böceği {i} der Wurm {m}
tahta böceği {i} der Holzwurm {m}
tahta bölme {i} der Verschlag {m}
tahta bölme {i} die Holztrennwand {f}
tahta bölme {i} der Bretterverschlag {m}
tahta boyası {i} [tek]die Beize {f}
tahta boyası {i} die Holzbeise {f}
tahta boyasıyle boyamak {v} [tek]beizen {v}
tahta cilası {i} die Holzlasur {f}
tahta çit {i} der Lattenzaun {m}
tahta çit {i} das Gatter {n}
tahta çit {i} der Bretterzaun {m}
tahta çit {i} der Bauzaun {m}
tahta çivi {i} der Holzstift {m}
tahta çıkarma {i} die Inthronisation {f}
tahta çıkarmak {v} inthronisieren {v}
tahta çıkış konuşması {i} die Thronrede {f}
tahta çıkma {i} die Thronbesteigung {f}
tahta çıkma {i} die Besteigung {f}
tahta çıkmak {fi} den Thron besteigen {v}
tahta çıkmak {v} besteigen {v}
tahta çöp {i} das Holzstückchen {n}
tahta çöp {i} das Hölzchen {n}
tahta direk {i} [bitk]der Baum {m}
tahta döşeme {i} die Bretterverkleidung {f}
tahta döşeme {i} die Holzbekleidung {f}
tahta döşemek {v} dielen {v}
tahta döşemek {v} bohlen {v}
tahta döşemek {v} [den]beplanken {v}
tahta döşemeli {s} beplankt {adj}
tahta el arabası {i} der Bollerwagen {m}
tahta fırça {i} die Scheuerbürste {f}
tahta fırçası {i} der Schrubber {m}
tahta fırçası {i} die Scheuerbürste {f}
tahta fırçası {i} das Schrubbrett {n}
tahta fırçası {i} der Schrubberbesen {m}
tahta geçit yolu {i} der Bohlenweg {m}
tahta geçme {i} die Thronfolge {f}
tahta geçme sırasının kendinde olduğunu savunan kişi {i} der Thronprätendent {m}
tahta güvercini {i} die Taube {f}
tahta güvercini {i} die Ringeltaube {f}
tahta havan {i} der Holzmörser {m}
tahta heykel {i} das Holzbild {n}
tahta heykel oymacısı {i} der Holzbildhauer {m}
tahta ile kaplama {i} die Täfelung {f}
tahta ile kaplamak {v} täfeln {v}
tahta ile kaplamak {v} paneelieren {v}
tahta ile kaplamak {v} bedielen {v}
tahta işleme {a} holzverarbeitend {a}
tahta işleme {i} die Holzbearbeitung {f}
tahta kafa {i} der Einfaltspinsel {m}
tahta kaldırım {i} das Holzklotzpflaster {n}
tahta kalıp {i} die Bretterverschalung {f}