denizde {allg}
[Redw.] | Die Fischer sind noch draußen {allg} |
|
denizde bulunan {s}
[den] | submarin {adj} |
|
denizde damla {allg} | das reine Nichts {allg} |
|
denizde gemiler için tehlike olan sivri {i}
[coğ] | die Klippe {f} |
|
denizde kum onda para {allg} | Geld wie Heu haben {allg} |
|
denizde kurtarma ve yardım {allg} | Bergung und Hilfeleistung in Seenot {allg} |
|
denizde sahile vuran tahta parçaları {i} | das Treibholz {n} |
|
denizde savaş alanı olarak ilan edilmiş bölge {i}
[ask] | das Sperrgebiet {n} |
|
denizde seyyar buz kütlesi {i}
[den] | der Drifteis {m} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | pelagial {adj} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | pelagisch {adj} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | submarin {adj} |
|
denizde zapt {i}
[den] | die Kaperei {f} |
|
denizdeki kum kadar {allg} | wie Sand am Meer {allg} |
|
denizden gelen pislik {i} | der Auswurf {m} |
|
denizden karaya birlik çıkarmak {v}
[ask] | landen {v} |
|
denizden sahile vurmak {allg} | angeschwemmt werden {allg} |
|
açık denizde {allg}
[den] | auf hoher See {allg} |
|
denizde bulunan {s}
[den] | submarin {adj} |
|
denizde damla {allg} | das reine Nichts {allg} |
|
denizde gemiler için tehlike olan sivri {i}
[coğ] | die Klippe {f} |
|
denizde kum onda para {allg} | Geld wie Heu haben {allg} |
|
denizde kurtarma ve yardım {allg} | Bergung und Hilfeleistung in Seenot {allg} |
|
denizde sahile vuran tahta parçaları {i} | das Treibholz {n} |
|
denizde savaş alanı olarak ilan edilmiş bölge {i}
[ask] | das Sperrgebiet {n} |
|
denizde seyyar buz kütlesi {i}
[den] | der Drifteis {m} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | pelagial {adj} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | submarin {adj} |
|
denizde yaşayan {s}
[den] | pelagisch {adj} |
|
denizde zapt {i}
[den] | die Kaperei {f} |
|
karada ve denizde {allg} | zu Lande und zu Wasser {allg} |
|