TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
polis {i} [pol]der Polizist {m}
polis {i} [pol]die Polizistin {f}
polis {i} die Polizei {f}
polis arabası {allg} die grüne Minna {allg}
polis arabası {i} der Peterwagen {m}
polis arabası {i} das Polizeiauto {n}
polis başkanı {i} der Polizeichef {m}
polis başkanı {i} die Polizeichefin {f}
polis baskını {i} die Hausdurchsuchung {f}
polis baskını {i} die Polizeirazzia {f}
polis bölgesi {i} das Revier {n}
polis cinayet masası {i} die Mordkommission {f}
polis denetimi altında bulunmak {allg} unter Polizeiaufsicht sein {allg}
polis devleti {i} der Polizeistaat {m}
polis devriye arabası {i} der Streifenwagen {m}
polis devriyesi {i} die Polizeistreife {f}
polis düzeni {i} die Polizeiordnung {f}
polis gözetimi {i} [huk]die Polizeiaufsicht {f}
polis gözetimi altına almak {allg} unter Polizeiaufsicht stellen {allg}
polis gözetimi altında bulundurmak {allg} unter Polizeiaufsicht stellen {allg}
polis gücü {i} die Polizeigewalt {f}
polis haber alma örgütü {i} die Sicherheitspolizei {f}
polis hafiyesi {i} der Detektiv {m}
polis hukuku {i} [huk]das Polizeirecht {n}
polis infaz görevi {i} der Polizeivollzugsdienst {m}
polis karakolu {i} das Polizeirevier {n}
polis karakolu {i} die Wache {f}
polis koleji {i} die Polizeifachschule {f}
polis komseri {i} der Polizeikommissar {m}
polis komseri {allg} Polizeikommissarin {allg}
polis kontrolü {i} [huk]die Polizeiaufsicht {f}
polis köpeği {i} der Polizeihund {m}
polis kordonu {i} die Absperrkette {f}
polis memuru {i} der Büttel {m}
polis memuru {i} [ask]der Konstabler {m}
polis memuru {i} der Polizeibeamte {m}
polis memuru {i} der Polizeibeamter {m}
polis memuru {i} der Polizistin {m}
polis memuru {i} die Polizistin {f}
polis memuru {i} der Schutzmann {m}
polis memuru {i} die Schutzpolizei {f}
polis memuru {i} der Schutzpolizist {m}
polis memuru {i} der Wachtmeister {m}
polis memuru {i} die Wachtmeisterin {f}
polis memuru {i} Polizist/in {nom}
polis merkezi {i} die Polizeibehörde {f}
polis merkezi {i} die Polizeidienststelle {f}
polis mıntıkası {i} das Revier {n}
polis müdürlüğü {i} die Polizeidirektion {f}
polis müfettişi {i} der Kriminalist {m}
polis operasyonu {i} das Polizeiaufgebot {n}
polis otosu {i} der Peterwagen {m}
polis radyosu {i} der Polizeifunk {m}
polis romanı {i} der Detektivroman {m}
polis rütbesi {i} der Wachtmeister {m}
polis şefi {i} der Polizeichef {m}
polis şefi {i} die Polizeichefin {f}
polis şiddeti {i} die Polizeigewalt {f}
polis tarafından {allg} polizeilich {allg}
polis tarafından kirli işlere bulaşan kişileri ayıklamak amacıyla yapılan temizlik harekatı {i} die Säuberungsaktion {f}
polis tarafından tutuklanma {i} der Polizeigewahrsam {m}
polis teşkilatı {i} die Polizei {f}
polis yaptırımı {i} die Polizeigewalt {f}
polis yönetimi {i} die Polizeiverwaltung {f}
polis yönetmeliği {i} die Polizeiverordnung {f}
polis yüksek okulu {i} die Polizeifachschule {f}
polisakkarid {i} die Polyose {f}
polisakkarit {i} das Polysaccharid {n}
polisçe {allg} polizeilich {allg}
polisçe arama duyurusu {i} die Suchmeldung {f}
polisçe yapılan ev araması {i} die Hausdurchsuchung {f}
polise bildirimde bulunma zorunluluğu {i} die Krankheit-Anzeigepflicht {f}
polise bildirimde bulunmak {fi} anmelden {v}
polise bildirmek {v} verpfeifen {v}
polise kaydolmak {fi} polizeilich melden {v}
polisin genel yetkisi {i} die Polizeiliche Generalklausel {f}
polisiye {s} kriminal {adj}
polisiye {i} der Kriminalroman {m}
polisiye {a} polizeilich {a}
polisiye film {i} der Krimi {m}
Indirekte Treffer
askeri polis {i} [ask]der Militärpolizist {m}
askeri polis {i} [ask]die Militärpolizei {f}
bayan polis {i} die Polizistin {f}
bayan polis {i} die Polizistin {f}
bir operasyonda görevli sivil polis memuru {i} der Zivilfahnder {m}
federal polis {i} die Bundespolizei {f}
gizli nazi polis örgütü {allg} geheime Staatspolizei {allg}
gizli nazi polis örgütü {i} die Gestapo {f}
gizli polis {i} der Geheimpolizist {m}
gizli polis {i} die Geheimpolizei {f}
gizli polis {allg} geheime Polizei {allg}
kriminal polis {fm} Kriminalbeamte {fm}
kriminal polis {i} die Kriminalpolizei {f}
motorlu polis birliği {i} das Rollkommando {n}
nöbetçi polis {i} die Bereitschaftspolizei {f}
polis arabası {allg} die grüne Minna {allg}
polis arabası {i} das Polizeiauto {n}
polis arabası {i} der Peterwagen {m}
polis başkanı {i} die Polizeichefin {f}
polis başkanı {i} der Polizeichef {m}
polis baskını {i} die Hausdurchsuchung {f}
polis baskını {i} die Polizeirazzia {f}
polis bölgesi {i} das Revier {n}
polis cinayet masası {i} die Mordkommission {f}
polis denetimi altında bulunmak {allg} unter Polizeiaufsicht sein {allg}
polis devleti {i} der Polizeistaat {m}
polis devriye arabası {i} der Streifenwagen {m}
polis devriyesi {i} die Polizeistreife {f}
polis düzeni {i} die Polizeiordnung {f}
polis gözetimi {i} [huk]die Polizeiaufsicht {f}
polis gözetimi altına almak {allg} unter Polizeiaufsicht stellen {allg}
polis gözetimi altında bulundurmak {allg} unter Polizeiaufsicht stellen {allg}
polis gücü {i} die Polizeigewalt {f}
polis haber alma örgütü {i} die Sicherheitspolizei {f}
polis hafiyesi {i} der Detektiv {m}
polis hukuku {i} [huk]das Polizeirecht {n}
polis infaz görevi {i} der Polizeivollzugsdienst {m}
polis karakolu {i} das Polizeirevier {n}
polis karakolu {i} die Wache {f}
polis koleji {i} die Polizeifachschule {f}
polis komseri {allg} Polizeikommissarin {allg}
polis komseri {i} der Polizeikommissar {m}
polis kontrolü {i} [huk]die Polizeiaufsicht {f}
polis köpeği {i} der Polizeihund {m}
polis kordonu {i} die Absperrkette {f}
polis memuru {i} der Polizeibeamte {m}
polis memuru {i} Polizist/in {nom}
polis memuru {i} der Schutzmann {m}
polis memuru {i} [ask]der Konstabler {m}
polis memuru {i} die Wachtmeisterin {f}
polis memuru {i} die Polizistin {f}
polis memuru {i} der Büttel {m}
polis memuru {i} der Wachtmeister {m}
polis memuru {i} der Polizistin {m}
polis memuru {i} der Schutzpolizist {m}
polis memuru {i} der Polizeibeamter {m}
polis memuru {i} die Schutzpolizei {f}
polis merkezi {i} die Polizeidienststelle {f}
polis merkezi {i} die Polizeibehörde {f}
polis mıntıkası {i} das Revier {n}
polis müdürlüğü {i} die Polizeidirektion {f}
polis müfettişi {i} der Kriminalist {m}
polis operasyonu {i} das Polizeiaufgebot {n}
polis otosu {i} der Peterwagen {m}
polis radyosu {i} der Polizeifunk {m}
polis romanı {i} der Detektivroman {m}
polis rütbesi {i} der Wachtmeister {m}
polis şefi {i} die Polizeichefin {f}
polis şefi {i} der Polizeichef {m}
polis şiddeti {i} die Polizeigewalt {f}
polis tarafından {allg} polizeilich {allg}
polis tarafından kirli işlere bulaşan kişileri ayıklamak amacıyla yapılan temizlik harekatı {i} die Säuberungsaktion {f}
polis tarafından tutuklanma {i} der Polizeigewahrsam {m}
polis teşkilatı {i} die Polizei {f}
polis yaptırımı {i} die Polizeigewalt {f}
polis yönetimi {i} die Polizeiverwaltung {f}
polis yönetmeliği {i} die Polizeiverordnung {f}