sağlıklı {a} | bekömmlich {a} |
|
sağlıklı {s} | gesund {adj} |
|
sağlıklı {s} | gesundheitsförderlich {adj} |
|
sağlıklı {i} | der Naturbursche {m} |
|
sağlıklı {adv} | obenauf {adv} |
|
sağlıklı {s}
[müz] | taktfest {adj} |
|
sağlıklı beslenme {allg} | gesunde Ernährung {allg} |
|
sağlıklı beslenme {allg} | gesundheitsbewusste Ernährung {allg} |
|
sağlıklı bir yaşanacak yer oluşturmak {v} | sanieren {v} |
|
sağlıklı gelişmemiş canlı {i} | der Kümmerling {m} |
|
sağlıklı görünmek {allg} | wohl aussehen {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | auf der Höhe sein {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | auf Höhe sein {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | gesund sein {allg} |
|
sağlıklı şekilde {s} | gesundheitsbewusst {adj} |
|
sağlıklı sermaye yapısı {allg} | gesunde Kapitalstruktur {allg} |
|
sağlıklı ve doğal ürünler satan dükkan {i} | der Bioladen {m} |
|
sağlıklılık {i}
[hek] | die Salubrität {f} |
|
Çocuklarınız sağlıklı mı {allg} | Sind Ihre Kinder gesund {allg} |
|
Damarlarınız sağlıklı {allg} | Ihre Gefäße sind gesund {allg} |
|
eskisi gibi sağlıklı olmayan {s} | angekränkelt {adj} |
|
hastayı sağlıklı kişilerden izole etmek {v}
[huk] | internieren {v} |
|
sağlıklı beslenme {allg} | gesunde Ernährung {allg} |
|
sağlıklı beslenme {allg} | gesundheitsbewusste Ernährung {allg} |
|
sağlıklı bir yaşanacak yer oluşturmak {v} | sanieren {v} |
|
sağlıklı gelişmemiş canlı {i} | der Kümmerling {m} |
|
sağlıklı görünmek {allg} | wohl aussehen {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | auf der Höhe sein {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | gesund sein {allg} |
|
sağlıklı olmak {allg} | auf Höhe sein {allg} |
|
sağlıklı şekilde {s} | gesundheitsbewusst {adj} |
|
sağlıklı sermaye yapısı {allg} | gesunde Kapitalstruktur {allg} |
|
sağlıklı ve doğal ürünler satan dükkan {i} | der Bioladen {m} |
|