verilmiş sürenin sonu {i}
[tic] | der Ultimo {m} |
|
acımasızca verilmiş ceza {allg} | eine grausame Strafe {allg} |
|
başka yere verilmiş sözü olmak {allg} | versagt sein {allg} |
|
bestelenme numarası verilmiş eser {i}
[müz] | das Opus {n} |
|
çok iyi şekil verilmiş {s} | bildnerisch {adj} |
|
hak edilen ücretin altında ücret verilmiş {s} | unterbezahlt {adj} |
|
iyi şekil verilmiş {s} | wohlgestaltet {adj} |
|
izin verilmiş {s} | statthaft {adj} |
|
izin verilmiş {s} | zulässig {adj} |
|
izin verilmiş sermaye {i} | das Genehmigtes Kapital {n} |
|
ıslah amaçlı verilmiş olan ceza {i}
[huk] | die Besserungsstrafe {f} |
|
kendisine güvence verilmiş iflas alacaklısı {allg} | gesicherter Konkursgläubiger {allg} |
|
kiraya verilmiş çiftlik {i} | der Pachthof {m} |
|
kiraya verilmiş gayrimenkul {allg} | gepachteter Grundbesitz {allg} |
|
kiraya verilmiş mülk {i} | das Pachtgut {n} |
|
pozu az verilmiş {s}
[fot] | unterbelichtet {adj} |
|
siparişi verilmiş {a} | bestellt {a} |
|
su verilmiş {s} | gehärtet {adj} |
|
su verilmiş çelik {i} | der Hartstahl {m} |
|
suyu verilmiş çelik {i} | der Selbsthärter {m} |
|
verilmiş sürenin sonu {i}
[tic] | der Ultimo {m} |
|