DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Bund {m} antant {i}
der Bund {m} bağ {i}
der Bund {m} baston başlığı {i}
der Bund {m} birleşme {i}
der Bund {m} birlik {i}
das Bund {n} demet {i}
das Bund {n} deste {i}
der Bund {m} dizi {i}
der Bund {m} federal devlet {i}
der Bund {m} ittifak {i}
der Bund {m} kangal {i}
der Bund {m} kemer {i}
der Bund {m} kenar {i}
der Bund {m} konfederasyon {i}
der Bund {m} kuşak {i}
der Bund {m} [Tec]mil çemberi {i}
der Bund {m} pakt {i}
der Bund {m} rabıta {i}
das Bund {n} top {i}
der Bund {m} uçkur {i}
das Bund {n} yığın {i}
der Bund {m} [Pol.]Almanya Federal Cumhuriyeti {i}
das Bündchen {n} elbise kolundaki lastik {i}
das Bündel {n} bağ {i}
das Bündel {n} bohça {i}
das Bündel {n} çıkın {i}
das Bündel {n} demet {i}
das Bündel {n} denk {i}
das Bündel {n} denret {i}
das Bündel {n} deste {i}
das Bündel {n} paket {i}
das Bündel {n} tomar {i}
das Bündel {n} top {i}
das Bündel {n} yığın {i}
die Bündelei {f} demet yapma {i}
die Bündelei {f} demetleme {i}
die Bündelei {f} desteleme {i}
die Bündelei {f} komplo kurma {i}
die Bündelei {f} yığınlama {i}
bündeln {v} bohçalamak {fi}
bündeln {v} demet yapmak {v}
bündeln {v} demetlemek {v}
bündeln {v} denk yapmak {v}
bündeln {v} deste yapmak {v}
bündeln {v} destelemek {v}
bündeln {v} komplo kurmak {v}
bündeln {v} paket yapmak {v}
bündeln {v} paketlemek {fi}
bündeln {v} yığınlamak {v}
der Bündelpfeiler {m} [Arc]küçük küçük sütunlarla bir araya getirilmiş direk {i}
der Bündelpfeiler {m} [Arc]sütun demet {i}
die Bündelpresse {f} demet presi {i}
die Bündelung {f} demetleme {i}
die Bündelung {f} desteleme {i}
die Bündelung {f} birleştirme {i}
bündelweise {adj} demet demet {s}
bündelweise {adj} demetler halinde {s}
bündelweise {adj} deste deste {s}
bundes- {a} federe {a}
die Bundes-Arbeitsgemeinschaft für Familien-Mediation {f} Alman Aileiçi Uzlaştırma Örgütü {i}
die Bundesagentur {f} federal ajans {i}
die Bundesagentur {f} federal kurum {i}
das Bundesamt {n} federal daire {i}
Bundesamt für Justiz {allg} Federal Adalet Dairesi {allg}
die Bundesangelegenheit {f} federal mesele {i}
der Bundesangestelltentarifvertrag {m} federal genel toplu sözleşmesi {i}
die Bundesanstalt {f} federal kurum {i}
der Bundesanwalt {m} [Jur.]Federal Mahkeme Savcısı {i}
der Bundesanwalt {m} [Jur.]federal savcı {i}
die Bundesanwältin {f} federal savcı {i}
die Bundesanwaltschaft {f} federal savcılık {i}
der Bundesanzeiger {m} [Jur.]Federal Almanya Resmi Gazetesi {i}
der Bundesanzeiger {m} federal gösterge {i}
das Bundesarbeitsgericht {n} federal mahkemesi {i}
die Bundesaufsicht {f} federal hükümetin yasaların yürütülmesi ile ilgili olarak eyatler üzerindeki denetimi {i}
das Bundesausbildungsförderungsgesetz {n} federal meslek eğitim teşvik yasası {i}
das Bundesausbildungsförderungsgesetz {n} öğrenim yardımı {i}
die Bundesautobahn {f} federal otoban {i}
die Bundesbahn {f} Batı Almanya demiryolları {i}
die Bundesbahn {f} Federal Almanya Demir Yolları {i}
Indirekte Treffer
die einen Bund eingehen {allg} birleşmek {allg}
einen Bund schließen {allg} birlik kurmak {allg}
einen Bund schließen {allg} birleşmek {allg}
einen Bund schließen {allg} ittifak etmek {allg}