TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
emekli {allg} außer Dienst {allg}
emekli {i} der Pensionär {m}
emekli {s} pensioniert {adj}
emekli {i} der Rentner {m}
emekli {i} die Rentnerin {f}
emekli {i} der Senior {m}
emekli aylığı {i} die Altersrente {f}
emekli aylığı {i} die Altersversorgung {f}
emekli aylığı {i} die Pension {f}
emekli aylığı {i} die Rente {f}
emekli aylığı {i} das Ruhegehalt {n}
emekli aylığı {i} das Ruhegeld {n}
emekli aylığı alan kadın {i} die Rentnerin {f}
emekli aylığı alan kimse {i} der Rentenempfänger {m}
emekli aylığı alan kimse {i} der Rentner {m}
emekli aylığı almak {allg} Rente bekommen {allg}
emekli aylığı almak {allg} Rente beziehen {allg}
emekli erkek {i} der Rentner {m}
emekli etmek {v} pensionieren {v}
emekli etmek {v} verabschieden {v}
emekli kadın {i} die Rentnerin {f}
emekli kişinin yetim kalan çocuklarına ödenen yetim aylığı {i} die Waisenrente {f}
emekli maaşı {i} die Altersrente {f}
emekli maaşı {i} die Altersversorgung {f}
emekli maaşı {i} die Pension {f}
emekli maaşı {i} die Rente {f}
emekli maaşı {i} der Versorgungsbezug {m}
emekli memur {allg} Beamter im Ruhestand {allg}
emekli olmak {allg} in den Ruhestand gehen {allg}
emekli olmak {allg} in Rente gehen {allg}
Emekli Sandığı {i} die Altersversorgungskasse {f}
Emekli Sandığı {i} die Rentenkasse {f}
emekli yaşamı sümek {allg} im Ruhestand sein {allg}
emekliğe hak {i} der Rentenanspruch {m}
emekliliğe ayrılmak {allg} in Rente gehen {allg}
emekliliği hak kazanmak {allg} in Rente gehen {allg}
emeklilik {i} die Altersrente {f}
emeklilik {i} die Altersunterstützung {f}
emeklilik {i} die Altersversorgung {f}
emeklilik {i} die Pension {f}
emeklilik {i} die Rente {f}
emeklilik {i} der Ruhestand {m}
emeklilik {i} der Altersruhestand {m}
emeklilik aidatı {i} der Rentenbeitrag {m}
emeklilik aylıklarında endeksleme {allg} Dynamik der Renten {allg}
emeklilik fonu {i} die Altersversorgungskasse {f}
emeklilik fonu {i} der Pensionsfond {m}
emeklilik hakkı doğuran gelir {allg} ruhegehaltsfähiges Einkommen {allg}
emeklilik hakkı kazanmış {s} pensionsberechtigt {adj}
emeklilik hakları olan çalışma {allg} ruhegehaltsfähige Beschäftigung {allg}
emeklilik hukuku {i} [huk]das Rentenrecht {n}
emeklilik ilişkisi {i} das Ruhestandsverhältnis {n}
emeklilik maaşı {i} das Ruhegehalt {n}
emeklilik ödeneği {i} die Pension {f}
emeklilik sigortası {i} die Rentenversicherung {f}
emeklilik sigortası karşılığı ipotek {allg} Hypothek auf Rentenversicherungsbasis {allg}
emeklilik sigortası sistemi {i} [pol]der Solidarpakt {m}
emeklilik yaşı {i} die Altersgrenze {f}
emeklilik yaşı {i} das Pensionierungsalter {n}
emeklilik yaşı {i} das Rentenalter {n}
emeklilik yüzdeliği {i} der Rentenprozentsatz {m}
emeklilikte olmak {allg} im Ruhestand sein {allg}
emekliye ayırma {i} die Außerdienststellung {f}
emekliye ayırma {i} die Pensionierung {f}
emekliye ayırmak {fi} emeritieren {v}
emekliye ayırmak {allg} in Ruhestand versetzen {allg}
emekliye ayırmak {v} inaktivieren {v}
emekliye ayırmak {allg} [den]jdn in {allg}
emekliye ayırmak {fi} pensionieren {v}
emekliye ayırmak {v} verabschieden {v}
emekliye ayrılma {i} die Pensionierung {f}
emekliye ayrılmak {allg} in Pension gehen {allg}
emekliye ayrılmak {allg} in Rente gehen {allg}
emekliye ayrılmak {fi} zur Ruhe setzen {v}
emekliye ayrılmış {allg} emeritiert {allg}
emekliye sevk etmek {v} pensionieren {v}
Indirekte Treffer
birisini emekli etmek {allg} jdn pensionieren {allg}
birisini emekli etmek {allg} jdn in den Ruhestand versetzen {allg}
devletten maaş alan emekli {i} der Versorgungsempfänger {m}
devletten resmi olarak emekli aylığı alan sigortalı emekli {i} der Sozialrentner {m}
dul emekli aylığı {i} die Witwenrente {f}
emekli aylığı {i} das Ruhegehalt {n}
emekli aylığı {i} die Rente {f}
emekli aylığı {i} die Pension {f}
emekli aylığı {i} die Altersversorgung {f}
emekli aylığı {i} das Ruhegeld {n}
emekli aylığı {i} die Altersrente {f}
emekli aylığı alan kadın {i} die Rentnerin {f}
emekli aylığı alan kimse {i} der Rentner {m}
emekli aylığı alan kimse {i} der Rentenempfänger {m}
emekli aylığı almak {allg} Rente beziehen {allg}
emekli aylığı almak {allg} Rente bekommen {allg}
emekli erkek {i} der Rentner {m}
emekli etmek {v} verabschieden {v}
emekli etmek {v} pensionieren {v}
emekli kadın {i} die Rentnerin {f}
emekli kişinin yetim kalan çocuklarına ödenen yetim aylığı {i} die Waisenrente {f}
emekli maaşı {i} die Pension {f}
emekli maaşı {i} die Altersversorgung {f}
emekli maaşı {i} die Altersrente {f}
emekli maaşı {i} der Versorgungsbezug {m}
emekli maaşı {i} die Rente {f}
emekli memur {allg} Beamter im Ruhestand {allg}
emekli olmak {allg} in den Ruhestand gehen {allg}
emekli olmak {allg} in Rente gehen {allg}
Emekli Sandığı {i} die Rentenkasse {f}
Emekli Sandığı {i} die Altersversorgungskasse {f}
emekli yaşamı sümek {allg} im Ruhestand sein {allg}
erken emekli {i} der Frührentner {m}
işçilerde emekli olunacak yaş {allg} rentenfähiges Alter {allg}
işletme emekli parası {allg} betriebliches Altersruhegeld {allg}
memurlarda emekli olunacak yaş {allg} pensionsfähiges Alter {allg}