hastalığa çare bulmak {fi} | abhelfen {v} |
|
hastalığa eğilimli {s}
[hek] | prädisponiert {adj} |
|
hastalığa karşı dirençli olmak {allg} | gegen etwas abhärten {allg} |
|
hastalığa karşı önceden korunma {i} | die Prophylaxe {f} |
|
hastalığa karşı sigorta {i} | die Krankenversicherung {f} |
|
hastalığa karşı sigortalamak {allg} | gegen Krankheit versichern {allg} |
|
hastalığa neden olan faktörlere karşı vücutta var olan direnme gücü {i} | die Resistenz {f} |
|
hastalığa teşhis koymak {allg}
[hek] | Diagnose stellen {allg} |
|
hastalığa tutulma {i} | der Anfall {m} |
|
hastalığa tutulmuş {s} | behaftet {adj} |
|
hastalığa yakalanmak {fi} | zuziehen {v} |
|
hastalığa yakalanmaya eğilimlilik {i}
[hek] | die Anfälligkeit {f} |
|
hastalığa yakalanmış {s} | behaftet {adj} |
|
hastalığa yatkın {s}
[hek] | anfällig {adj} |
|
hastalığa yol açıcı {s}
[hek] | virulent {adj} |
|
bir hastalığa yakalanmak {allg} | eine Krankheit abkriegen {allg} |
|
bir hastalığa yakalanmak {allg} | an etw erkranken {allg} |
|
bir hastalığa yakalanmak {allg} | von einer Krankheit befallen sein {allg} |
|
bir hastalığa yatkın olmak {allg}
[hek] | für eine Krankheit prädisponiert sein {allg} |
|
ciddi bir hastalığa tutulmuş {allg} | ernstlich erkrankt {allg} |
|
hastalığa çare bulmak {fi} | abhelfen {v} |
|
hastalığa eğilimli {s}
[hek] | prädisponiert {adj} |
|
hastalığa karşı dirençli olmak {allg} | gegen etwas abhärten {allg} |
|
hastalığa karşı önceden korunma {i} | die Prophylaxe {f} |
|
hastalığa karşı sigorta {i} | die Krankenversicherung {f} |
|
hastalığa karşı sigortalamak {allg} | gegen Krankheit versichern {allg} |
|
hastalığa neden olan faktörlere karşı vücutta var olan direnme gücü {i} | die Resistenz {f} |
|
hastalığa teşhis koymak {allg}
[hek] | Diagnose stellen {allg} |
|
hastalığa tutulma {i} | der Anfall {m} |
|
hastalığa tutulmuş {s} | behaftet {adj} |
|
hastalığa yakalanmak {fi} | zuziehen {v} |
|
hastalığa yakalanmaya eğilimlilik {i}
[hek] | die Anfälligkeit {f} |
|
hastalığa yakalanmış {s} | behaftet {adj} |
|
hastalığa yatkın {s}
[hek] | anfällig {adj} |
|
hastalığa yol açıcı {s}
[hek] | virulent {adj} |
|
her hastalığa iyi gelen ilaç {i} | das Universalmittel {n} |
|
sadece bir hastalığa karşı etkili ilaç {i}
[hek] | das Spezifikum {n} |
|
virüsün hastalığa yol açma gücü {i}
[hek] | die Virulenz {f} |
|