TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sert {s} anzüglich {adj}
sert {s} ausgeprägt {adj}
sert {s} barsch {adj}
sert {a} bissig {a}
sert {s} bitter {adj}
sert {s} brüsk {adj}
sert {a} cholerisch {a}
sert {s} derb {adj}
sert {s} disziplinarisch {adj}
sert {s} drakonisch {adj}
sert {s} durchgreifend {adj}
sert {s} ernst {adj}
sert {s} fest {adj}
sert {adv} geharnischt {adv}
sert {s} gestreng {adj}
sert {s} grob {adj}
sert {s} harsch {adj}
sert {s} hart {adj}
sert {s} heftig {adj}
sert {s} herb {adj}
sert {s} herrisch {adj}
sert {s} herzlos {adj}
sert {s} lausig {adj}
sert {s} rau {adj}
sert {s} rigid {adj}
sert {s} rigide {adj}
sert {s} rigoros {adj}
sert {s} scharf {adj}
sert {s} schneidend {adj}
sert {a} schroff {a}
sert {s} schwer {adj}
sert {s} stark {adj}
sert {s} stechend {adj}
sert {s} steif {adj}
sert {s} steinern {adj}
sert {s} straff {adj}
sert {s} streng {adj}
sert {s} stur {adj}
sert {s} unbeugsam {adj}
sert {s} unerbittlich {adj}
sert {s} unnachsichtig {adj}
sert {s} unsanft {adj}
sert {s} unwirtlich {adj}
sert {s} vehement {adj}
sert {s} zäh {adj}
sert adımlarla çekip gitmek {itr} abschreiten {itr}
sert ağaç {allg} hartes Holz {allg}
sert ağaç {i} das Hartholz {n}
sert alçı {i} der Estrichgips {m}
sert alüminyum {i} das Duraluminium {n}
sert bakmak {itr} dreinblicken {itr}
sert bir dil kullanmak {allg} eine harte Sprache führen {allg}
sert bir dil kullanmak {allg} schweres Geschütz auffahren {allg}
sert bir şekilde asker selamı çakmak {allg} [ask]zackig grüßen {allg}
sert bir şekilde eleştirmek {fi} heruntermachen {v}
sert cam {i} das Hartglas {n}
sert çelik {i} der Hartstahl {m}
sert cismi döverek düzeltmek {fi} ausklopfen {v}
sert davranışlılık {i} die Sturheit {f}
sert davranmak {v} brüskieren {v}
sert davranmak {allg} aufsetzen {allg}
sert derili {s} schwartig {adj}
sert döküm {i} der Hartguss {m}
sert domuz kılı {i} die Borste {f}
sert eğitim yaptıran üst {i} [ask]der Schleifer {m}
sert göz tabakası {i} [biy]die Lederhaut {f}
sert içki {i} die Harddrink {f}
sert içki {i} der Rachenputzer {m}
sert içki {i} der Schnaps {m}
sert ipekli kumaş {i} [teks]der Taft {m}
sert kabuklu {s} schwartig {adj}
sert kahve {i} der Mokka {m}
sert kauçuk {i} der Hartgummi {m}
sert keramik {i} die Glaskeramik {f}
sert kıllı {s} borstig {adj}
sert kıllı fırça {i} der Borstenpinsel {m}
sert kıllı fırça {i} die Wurzelbürste {f}
sert kurşun {i} [mad]das Hartblei {n}
sert lehim {i} der Hartlot {m}
sert lehim {i} das Schlaglot {n}
Indirekte Treffer
aşırı sert {s} rigoristisch {adj}
birisine karşı sert davranmak {allg} hart sein gegen jdn {allg}
çelik gibi sert {s} stählern {adj}
çelik gibi sert {s} stahlhart {adj}
çok sert {s} knochenhart {adj}
çok sert tuğla {i} der Klinker {m}
fazla alkollü sert bira {i} das Doppelbier {n}
hayvanlarda kısa ve sert tüy {i} das Drahthaar {n}
işsizliğin sert çekirdeği {allg} harter Kern der Arbeitslosigkeit {allg}
kaleye sokulmaya çalışılan sert ve küçük disk {i} [sp]der Puck {m}
karşılıklı sert tartışma {i} die Polemik {f}
kısa ve sert tüylü {s} [hayb]stichelhaarig {adj}
mart ayında üretilen sert bira {i} das Märzbier {n}
renksiz sert içki {i} der Klare {m}
sert adımlarla çekip gitmek {itr} abschreiten {itr}
sert ağaç {allg} hartes Holz {allg}
sert ağaç {i} das Hartholz {n}
sert alçı {i} der Estrichgips {m}
sert alüminyum {i} das Duraluminium {n}
sert bakmak {itr} dreinblicken {itr}
sert bir dil kullanmak {allg} eine harte Sprache führen {allg}
sert bir dil kullanmak {allg} schweres Geschütz auffahren {allg}
sert bir şekilde asker selamı çakmak {allg} [ask]zackig grüßen {allg}
sert bir şekilde eleştirmek {fi} heruntermachen {v}
sert cam {i} das Hartglas {n}
sert çelik {i} der Hartstahl {m}
sert cismi döverek düzeltmek {fi} ausklopfen {v}
sert davranışlılık {i} die Sturheit {f}
sert davranmak {allg} aufsetzen {allg}
sert davranmak {v} brüskieren {v}
sert derili {s} schwartig {adj}
sert döküm {i} der Hartguss {m}
sert domuz kılı {i} die Borste {f}
sert eğitim yaptıran üst {i} [ask]der Schleifer {m}
sert göz tabakası {i} [biy]die Lederhaut {f}