TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
asker {i} [ask]der Krieger {m}
asker {i} [ask]der Landser {m}
asker {i} [ask]der Militärperson {m}
asker {i} der Rancher {m}
asker {i} [ask]der Soldat {m}
asker almak {fi} [ask]anwerben {v}
asker çizmesi {i} [ask]der Kommissstiefel {m}
asker dilinde tuvalet {i} [ask]die Latrine {f}
asker dolabı {nm} [ask]Spind {nm}
asker eğitimi {i} [ask]die Militärausbildung {f}
asker ekmeği {i} [ask]das Kommissbrot {n}
asker gibi {s} [ask]soldatisch {adj}
asker gibi selam vermek {allg} [ask]militärisch grüßen {allg}
asker göndermek {allg} [ask]Soldaten aufbieten {allg}
asker kaçağı {i} [ask]der Deserteur {m}
asker kaçağı {i} [ask]die Deserteurin {f}
asker kaçağı {s} [ask]fahnenflüchtig {adj}
asker maaşı {i} [ask]der Sold {m}
asker olmak {allg} [ask]zum Militär gehen {allg}
asker toplamak {fi} [ask]aufbringen {v}
asker toplamak {itr} [ask]rekrutieren {itr}
asker ücreti {i} [ask]der Sold {m}
asker yemini {i} [ask]der Fahneneid {m}
asker yığmak {v} [ask]massieren {v}
askerce {s} [ask]militärisch {adj}
askerce {s} [ask]soldatisch {adj}
askerce {s} [ask]zackig {adj}
askerde {allg} [ask]beim Militär {allg}
askerde olmak {allg} [ask]in der Armee sein {allg}
askerden arındırılmış {s} [ask]entmilitarisiert {adj}
askerden arındırılmış alan {allg} [ask]entmilitarisierte Zone {allg}
askerden arındırma {itr} [ask]demilitarisieren {itr}
askerden arındırma {i} [ask]die Demilitarisierung {f}
askerden arındırma {i} [ask]die Entmilitarisierung {f}
askerden arındırma {i} [ask]die Neutralisation {f}
askerden arındırmak {v} [ask]entmilitarisieren {v}
askerden kaçma {i} [ask]die Desertion {f}
askerden kaçma {i} [ask]die Fahnenflucht {f}
askerden kaçmak {itr} [ask]desertieren {itr}
askerden kaçmak {allg} [ask]Fahnenflucht begehen {allg}
askere alınmak {allg} [ask]zum Militär eingezogen werden {allg}
askere alma {i} [ask]die Anwerbung {f}
askere alma {i} [ask]die Aushebung {f}
askere alma {i} [ask]die Konskription {f}
askere almak {fi} [ask]einziehen {v}
askere almak {v} [ask]konskribieren {v}
askere çağırmak {v} [ask]konskribieren {v}
askere çağırmak {allg} [ask]zu den Waffen rufen {allg}
askere çağrılmak {allg} [ask]zum Wehrdienst einberufen werden {allg}
askere gitmek {fi} [ask]einrücken {v}
askere kura çektirmek {itr} [ask]rekrutieren {itr}
askere yakışır şekilde {s} [ask]zackig {adj}
askeri {s} [ask]militärisch {adj}
askeri {s} [ask]soldatisch {adj}
askeri adliye {i} [ask]die Militärjustiz {f}
askeri akademi {i} [ask]die Militärakademie {f}
askeri ataşe {i} [ask]der Militärattache {m}
askeri bando {i} [ask]die Militärkapelle {f}
askeri bando {i} [ask]der Spielmannszug {m}
askeri bando üyesi {i} [ask]der Spielmann {m}
askeri barutlar {ç} [ask]die Militärpulver {pl}
askeri baskı {i} [ask]die Militärherrschaft {f}
askeri birimler {allg} [ask]militärische Anlagen {allg}
askeri birlik {i} [ask]der Truppenteil {m}
askeri bölge {i} [ask]die Militärzone {f}
askeri ceket {i} [ask]die Bluse {f}
askeri ceza hukuku {i} [ask]der Militärstrafrecht {m}
askeri ceza hukuku {i} [ask]das Wehrstrafrecht {n}
askeri ceza kanunu {i} [ask]das Militärstrafgesetzbuch {n}
askeri ceza kanunu {i} [ask]das Wehrstrafgesetz {n}
askeri çizme {i} [ask]der Kommissstiefel {m}
askeri cunta {i} [ask]die Militärjunta {f}
askeri darbe hükümeti {i} [ask]die Militärjunta {f}
askeri diktatörlük {i} [ask]die Militärdiktatur {f}
askeri düzen {allg} [ask]militärische Formation {allg}
askeri egemenlik {i} [ask]die Militärherrschaft {f}
askeri eğitim {i} [ask]die Militärausbildung {f}
askeri eğitim {i} [ask]die Wehrübung {f}
askeri eğitimde tırmanma direği {i} [ask]der Klettermast {m}
askeri görev {i} [ask]die Militärmission {f}
Indirekte Treffer
asker almak {fi} [ask]anwerben {v}
asker çizmesi {i} [ask]der Kommissstiefel {m}
asker dilinde tuvalet {i} [ask]die Latrine {f}
asker dolabı {nm} [ask]Spind {nm}
asker eğitimi {i} [ask]die Militärausbildung {f}
asker ekmeği {i} [ask]das Kommissbrot {n}
asker gibi {s} [ask]soldatisch {adj}
asker gibi selam vermek {allg} [ask]militärisch grüßen {allg}
asker göndermek {allg} [ask]Soldaten aufbieten {allg}
asker kaçağı {s} [ask]fahnenflüchtig {adj}
asker kaçağı {i} [ask]die Deserteurin {f}
asker kaçağı {i} [ask]der Deserteur {m}
asker maaşı {i} [ask]der Sold {m}
asker olmak {allg} [ask]zum Militär gehen {allg}
asker toplamak {itr} [ask]rekrutieren {itr}
asker toplamak {fi} [ask]aufbringen {v}
asker ücreti {i} [ask]der Sold {m}
asker yemini {i} [ask]der Fahneneid {m}
asker yığmak {v} [ask]massieren {v}
çabuk kırılan asker {i} [ask]der Kanonenfutter {m}
çakı gibi bir asker {allg} [ask]ein strammer Soldat {allg}
cephe gerisinde duran asker {i} [ask]das Etappenschwein {n}
çok uzun süreli silah altında bulunan asker {i} [ask]der Troupier {m}
düşman tarafına kaçan asker {i} [ask]der Überläufer {m}
en uçtaki asker {i} [ask]der Flügelmann {m}
eski asker {i} [ask]der Veteran {m}
gönüllü asker {i} die Legion {f}
hafif süvari asker {i} [ask]der Dragon {m}
kalaydan oyuncak asker figürü {i} der Zinnsoldat {m}
karaya asker çıkarmak {fi} [ask]aussetzen {v}
kurşun asker {i} der Zinnsoldat {m}
meçhul asker {allg} der Unbekannte Soldat {allg}
mevcut asker sayısı {i} [ask]die Präsenzstärke {f}
mızraklı asker {i} [ask]der Pikenier {m}
motorlu asker {i} [ask]das Rollkommando {n}
muvazzaf asker {allg} [ask]aktiver Soldat {allg}
ordugah hazırlayan asker {i} [ask]der Quartiermacher {m}
paralı asker {i} [ask]der Legionär {m}
paralı asker {i} [ask]die Söldnerin {f}
paralı asker {i} [ask]der Söldner {m}
paralı asker {i} [ask]der Schweizer {m}
paralı asker {i} [ask]der Reisläufer {m}
profesyonel asker {i} [ask]der Berufssoldat {m}
rütbesiz asker {allg} einfacher Soldat {allg}
sert bir şekilde asker selamı çakmak {allg} [ask]zackig grüßen {allg}
siperde yanaşma hendeği kazan asker {i} [ask]der Sappeur {m}
ücretli asker {i} [ask]der Söldner {m}
ücretli asker {i} [ask]der Landsknecht {m}
ücretli asker komutanı {i} [ask]der Kondottiere {m}
uluslararası bir orduda bir devletin asker miktarı {i} [ask]das Kontingent {n}
vatanına geri dönen asker {i} der Heimkehrer {m}
yaşlı asker {i} [ask]der Landsturm {m}
yedek asker {i} [ask]der Reservist {m}