harcamak {fi} | anbringen {v} |
|
harcamak {fi} | aufbieten {v} |
|
harcamak {fi} | aufwenden {v} |
|
harcamak {fi} | ausgeben {v} |
|
harcamak {v}
[tic] | entwerten {v} |
|
harcamak {allg} | springen lassen {allg} |
|
harcamak {v} | konsumieren {v} |
|
harcamak {fi} | verausgaben {v} |
|
harcamak {v} | verbrauchen {v} |
|
harcamak {fi} | vergeuden {v} |
|
harcamak {v} | verkonsumieren {v} |
|
harcamak {v} | verlumpen {v} |
|
harcamak {v}
[ask] | verschießen {v} |
|
harcamak {fi} | verschreiben {v} |
|
harcamak {itr} | verwenden {itr} |
|
bol harcamak {v} | verbraten {v} |
|
boş yere harcamak {fi} | verschwenden {v} |
|
boşa harcamak {v} | vertun {v} |
|
çaba harcamak {v} | suchen {v} |
|
çaba harcamak {fi} | bemühen {v} |
|
çaba harcamak {fi} | aufwenden {v} |
|
çok para harcamak {v} | verbuttern {v} |
|
çok para harcamak {fi} | auf großem Fuß leben {v} |
|
gereksiz çok harcamak {fi} | wegwerfen {v} |
|
gereksiz yere para harcamak {v} | verschwenden {v} |
|
hesap kitap yaparak harcamak {itr} | sparen {itr} |
|
hesapsızca harcamak {itr} | wüsten {itr} |
|
idareli harcamak {itr} | sparen {itr} |
|
inşaat için tüm parasını harcamak {v} | verbauen {v} |
|
kuvvet harcamak {allg} | ausarbeiten {allg} |
|
malını mülkünü içki için harcamak {v} | versaufen {v} |
|
önemsiz bir şey için varını yoğunu harcamak {v} | verzetteln {v} |
|
otomobil için yakıt harcamak {v} | Fressen {v} |
|
para harcamak {v} | verbimsen {v} |
|
para harcamak {v} | verausgaben {v} |
|
para harcamak {fi} | klein machen {v} |
|
para harcamak {v} | verfressen {v} |
|
para harcamak {fi} | ausgeben {v} |
|
para harcamak {v} | verbraten {v} |
|
para harcamak {fi}
[tic] | aufwenden {v} |
|
parayı bol harcamak {allg} | mit dem Geld wüsten {allg} |
|
tüm gücünü harcamak {allg} | ausgeben {allg} |
|
tüm gücünü harcamak {allg} | hinmachen {allg} |
|
tüm olasılıkları harcamak {allg} | alle Mittel ausschöpfen {allg} |
|
tüm parasını harcamak {fi} | verausgaben {v} |
|
tüm parasını harcamak {allg} | ausgeben {allg} |
|
vaktini boş yere harcamak {v} | verbummeln {v} |
|
vaktini boşa harcamak {v} | vertändeln {v} |
|
vurdumduymazca harcamak {itr} | wüsten {itr} |
|
zaman harcamak {fi} | daranwenden {v} |
|
zamanı boşa harcamak {allg} | seine Zeit vertrödeln {allg} |
|
zamanı boşa harcamak {allg} | die Zeit totschlagen {allg} |
|
zamanını boşa harcamak {v} | verdösen {v} |
|