kabul! {allg} | ich bin dabei {allg} |
|
acı gerçeği kabul etmek {fi} | hinnehmen {v} |
|
açık kabul {allg} | ungedecktes Akzept {allg} |
|
açık kabul {i} | die Blankoannahme {f} |
|
açık kabul {i} | das Blankoakzept {n} |
|
açıktan kabul {i}
[tic] | das Blankoakzept {n} |
|
ademi kabul {i} | die Annahmeverweigerung {f} |
|
ağır kabul etmek {fi} | schwer nehmen {v} |
|
alacak talebini kabul etme {allg} | Anerkennung einer Forderung {allg} |
|
araya girme suretiyle kabul {i} | das Ehrenakzept {n} |
|
araya girme suretiyle kabul eden {i} | der Ehrenakzeptant {m} |
|
arz ve kabul {allg} | Angebot und Annahme {allg} |
|
aykırı olarak kabul edilen bir mezhebe mezhebe katılanların tümü {i} | die Sekte {f} |
|
banka kabul poliçesi {i}
[eko] | das Bankakzept {n} |
|
bankaca kabul edilen poliçe {i}
[eko] | das Bankakzept {n} |
|
beyaz kabul {i} | das Blankoakzept {n} |
|
bir derneğe kabul {allg} | Aufnahme in einen Verein {allg} |
|
bir ortağın kabul olunması {allg} | Aufnahme eines Teilhabers {allg} |
|
bir poliçeyi kabul edip bedelini ödemek {allg} | einen Wechsel honorieren {allg} |
|
bir şeyi kabul etmek {fi} | abnehmen {v} |
|
bir şeyi kabul etmek {allg} | Ja zu etwas sagen {allg} |
|
bir şeyi kabul etmek {allg} | gelten lassen {allg} |
|
bir şeyi kabul ettirmek {fi} | durchdrücken {v} |
|
bir şeyi zorla kabul ettirmek {fi} | aufdrängen {v} |
|
bir yasayı mecliste kabul etmek {allg}
[huk] | ein Gesetz verabschieden {allg} |
|
birini görüşmeye kabul etmemek {allg} | für jemanden nicht zu sprechen sein {allg} |
|
birini tehdit ederek istediğini kabul ettirmek {allg} | jemandem die Pistole auf die Brust setzen {allg} |
|
birisine zorla kabul ettirmek {fi} | auferlegen {v} |
|
borcu kabul etmek {allg} | eine Schuld anerkennen {allg} |
|
borsa koduna kabul için başvuru {allg} | Antrag auf Börsenzulassung {allg} |
|
borsa koduna kabul için müracaat {allg} | Antrag auf Börsenzulassung {allg} |
|
bütçeyi kabul etmek {allg} | Haushalt annehmen {allg} |
|
bütçeyi kabul etmek {allg} | Etat bewilligen {allg} |
|
bütçeyi kabul etmek {allg} | Haushalt verabschieden {allg} |
|
çekinçeli kabul {allg} | Annahme unter Vorbehalt {allg} |
|
çoğunluğun isteğini kabul ettirmek {v} | majorisieren {v} |
|
daha sonra kabul etmek {fi} | nachbewilligen {v} |
|
dilekçeyi aynen kabul etmek {fi} | Antrag unterstützen {v} |
|
dilekçeyi kabul etmek {fi} | einem Antrag stattgeben {v} |
|
dilekçeyi kabul etmek {fi} | Antrag bewilligen {v} |
|
dini eğitim sonrası cemaate kabul etmek {v}
[din] | konfirmieren {v} |
|
doğru olduğunu kabul etmek {fi} | Eingestehen {v} |
|
doğruluğunu kabul etmemek {v} | bestreiten {v} |
|
dolaşımdaki kabul senetleri {allg} | Akzeptbuch im Umlauf {allg} |
|
emre yazılı kabul {i} | das Eigenakzept {n} |
|
evlatlığa kabul {i} | die Annahme {f} |
|
evlatlığa kabul etmek {v} | adoptieren {v} |
|
evliliği kabul etmek {allg} | sein Jawort geben {allg} |
|
fikrini kabul ettirmek {fi} | durchfechten {v} |
|
fikrini kabul ettirmek {fi} | durchdringen {v} |
|
geçici kabul {allg} | vorübergehende Einfuhr {allg} |
|
geçit resmi kabul etmek {fi} | abnehmen {v} |
|
genel kabul {allg} | unbedingte Annahme {allg} |
|
genel kabul görmüş {allg} | allgemein anerkannt {allg} |
|
genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri {allg} | Grundsätze ordnungsmäßiger Buchführung {allg} |
|
gönderilen malı kabul etme {i} | die Lieferannahme {f} |
|
gönderileni kabul etmemek {allg} | Lieferung verweigern {allg} |
|
göreve kabul {i} | die Indienstnahme {f} |
|
hata ve eksikle birlikte kabul edilmek üzere {allg} | Irrtümer und Auslassungen vorbehalten {allg} |
|
herkes tarafından kabul edilen {s} | unbestritten {adj} |
|
herkesçe geçerli kabul edilen {s} | unumstritten {adj} |
|
herkesçe kabul edildiği gibi {adv} | anerkanntermaßen {adv} |
|
huzura kabul {i} | die Audienz {f} |
|
huzuruna kabul etmek {fi} | vorlassen {v} |
|
huzuruna kabul etmek {allg} | eine Audienz erteilen {allg} |
|
icabı kabul etmek {fi} | Angebot annehmen {v} |
|
ifadeyi kabul etmek {allg}
[huk] | Aussage bestätigen {allg} |
|
imzalayarak kabul etmek {fi}
[tic] | quer schreiben {v} |
|
ipotek kabul etmek {allg} | Hypothek bewilligen {allg} |
|
işe kabul etme {i} | die Anstellung {f} |
|
işlenen günahları kabul etme {i}
[din] | das Sündenbekenntnis {n} |
|
isteğini zorla kabul ettirmek {fi} | durchsetzen {v} |
|
itiraz kabul etmez {s} | unanfechtbar {adj} |
|
itirazı kabul etmek {allg} | einer Beschwerde stattgeben {allg} |
|
itirazı kabul etmek {allg} | einem Einspruch stattgeben {allg} |
|
itirazı kabul etmek {allg} | Beschwerde anerkennen {allg} |
|
itirazı kabul etmemek {allg} | Beschwerde zurückweisen {allg} |
|
ısrarla isteklerinin kabul olmasını istemek {allg} | mit der Faust auf den Tisch hauen {allg} |
|
ısrarla isteklerininin kabul olmasını istemek {allg} | auf den Tisch hauen {allg} |
|
kabul {i} | die Anerkenntnis {f} |
|
kabul {i} | der Einlass {m} |
|