süreli {allg} | auf Zeit {allg} |
|
süreli {s} | befristet {adj} |
|
süreli {s} | periodisch {adj} |
|
süreli {s} | wiederkehrend {adj} |
|
süreli çalışma ilişkisi {allg} | befristetes Arbeitsverhältnis {allg} |
|
süreli kira ilişkisi {allg} | befristetes Mietverhältnis {allg} |
|
süreli sınırlama {allg} | zeitliche Begrenzung {allg} |
|
süreli teklif {allg} | befristetes Angebot {allg} |
|
süreli yayınlar {ç}
[bas] | die Periodika {pl} |
|
sürelilik {i} | die Periodizität {f} |
|
altı ay süreli {s} | sechsmonatig {adj} |
|
bir yada daha fazla kasın uzun süreli işlem dışı kalması {i} | die Kontraktur {f} |
|
çok uzun süreli silah altında bulunan asker {i}
[ask] | der Troupier {m} |
|
kısa süreli {s} | volatil {adj} |
|
kısa süreli {s} | kurz {adj} |
|
kısa süreli {adv} | wenig {adv} |
|
kısa süreli {s} | kurzzeitig {adj} |
|
kısa süreli {s} | kurzfristig {adj} |
|
kısa süreli {allg} | kurz befristet {allg} |
|
kısa süreli bakım {i} | die Kurzzeitpflege {f} |
|
kısa süreli bellek {i}
[ruhb] | das Kurzzeitgedächtnis {n} |
|
kısa süreli dalgınlık {i} | die Andacht {f} |
|
kısa süreli denge {allg} | kurzfristiges Gleichgewicht {allg} |
|
kısa süreli ev kiralama şirketi {i} | die Mitwohnzentrale {f} |
|
kısa süreli gezinti {i} | der Durchlauf {m} |
|
kısa süreli grev {i} | der Kurzstreik {m} |
|
kısa süreli kira sözleşmesi {allg} | kurzfristiger Mietvertrag {allg} |
|
kısa süreli park alanı {i} | die Kurzparkzone {f} |
|
kısa süreli sözleşme {allg} | kurzfristiger Vertrag {allg} |
|
kısa süreli spor yapmak {itr} | sporteln {itr} |
|
kısa yaşam süreli {adv} | ephomer {adv} |
|
süreli çalışma ilişkisi {allg} | befristetes Arbeitsverhältnis {allg} |
|
süreli kira ilişkisi {allg} | befristetes Mietverhältnis {allg} |
|
süreli sınırlama {allg} | zeitliche Begrenzung {allg} |
|
süreli teklif {allg} | befristetes Angebot {allg} |
|
süreli yayınlar {ç}
[bas] | die Periodika {pl} |
|
tutukluya verilen belirli süreli izin {i} | die Hafturlaub {f} |
|
uzun süreli {adv} | lang dauernd {adv} |
|
uzun süreli {allg} | auf die Dauer {allg} |
|
uzun süreli {s} | langfristig {adj} |
|
uzun süreli {s} | längerfristig {adj} |
|
uzun süreli ata binme {i} | der Distanzritt {m} |
|
uzun süreli barış {allg} | dauerhaftes Frieden {allg} |
|
uzun süreli borç {i} | die Dauerschuld {f} |
|
uzun süreli denge {allg} | langfristiges Gleichgewicht {allg} |
|
uzun süreli erkek arkadaş {i} | der Scheich {m} |
|
uzun süreli hafıza {i} | das Langzeitgedächtnis {n} |
|
uzun süreli işsizlik {i} | die Langzeitarbeitslosigkeit {f} |
|
uzun süreli işyeri {i}
[tic] | der Dauerarbeitsplatz {m} |
|
uzun süreli kira sözleşmesi {allg} | langfristiger Mietvertrag {allg} |
|
uzun süreli kiracı {i} | der Dauermieter {m} |
|
uzun süreli koşu {i}
[sp] | der Dauerlauf {m} |
|