hastalık {i} | die Erkrankung {f} |
|
hastalık {i} | das Gebrechen {n} |
|
hastalık {i} | die Krankheit {f} |
|
hastalık {i}
[hek] | das Angst {n} |
|
hastalık {i} | die Sucht {f} |
|
hastalık {i} | das übel {n} |
|
hastalık belirtileri {i}
[hek] | das Krankheitsbild {n} |
|
hastalık belirtileri {i}
[hek] | die Krankheitserscheinung {f} |
|
hastalık belirtilerin geçici olarak kaybolması {i} | die Remission {f} |
|
hastalık belirtisi {i}
[hek] | das Krankheitszeichen {n} |
|
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i}
[hek] | die Rückbildung {f} |
|
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i}
[hek] | die Rückentwicklung {f} |
|
hastalık bildirme zorunluluğu {i}
[hek] | die Krankheit-Anzeigepflicht {f} |
|
hastalık bulaşmak {fi} | davontragen {v} |
|
hastalık bulaşması {i} | die Infektion {f} |
|
hastalık bulaşmış {s} | durchseucht {adj} |
|
hastalık bulaşmış {a} | infiziert {a} |
|
hastalık bulaştırmak {fi}
[hek] | anstecken {v} |
|
hastalık bulaştırmak {v} | infizieren {v} |
|
hastalık bulaştırmak {fi}
[hek] | weiterverbreiten {v} |
|
hastalık bunalımı {i} | der Anfall {m} |
|
hastalık derecesinde bağlılık {i} | die Hörigkeit {f} |
|
hastalık derecesinde istemek {itr} | gieren {itr} |
|
hastalık derecesinde şehvet düşkünlüğü {i}
[hek] | die Satyriasis {f} |
|
hastalık durumu {i} | der Krankenstand {m} |
|
hastalık durumu {i} | der Krankheitsfall {m} |
|
hastalık durumunda {allg} | im Krankheitsfall {allg} |
|
hastalık durumunda günlük para yardımı sigortası {i} | die Krankentagegeldversicherung {f} |
|
hastalık durumunda ücret ödemeye devam etme {i} | die Lohnfortzahlung im Krankheitsfall {f} |
|
hastalık emareleri {i}
[hek] | das Krankheitsbild {n} |
|
hastalık geçirici {i}
[hek] | der Krankheitserreger {m} |
|
hastalık geçirmek {fi}
[hek] | anstecken {v} |
|
hastalık gerilemesi {fi}
[hek] | zurückgehen {v} |
|
hastalık hali {i} | der Krankenstand {m} |
|
hastalık hali {i} | der Krankheitsfall {m} |
|
hastalık hastalığı {i} | die Hypochondrie {f} |
|
hastalık hastası {allg} | der eingebildete Kranke {allg} |
|
hastalık hastası {i} | der Hypochonder {m} |
|
hastalık hastası {i} | der Simulant {m} |
|
hastalık hikayesi {i} | die Anamnese {f} |
|
hastalık hikayesi {i}
[hek] | die Krankengeschichte {f} |
|
hastalık işareti {s} | positiv {adj} |
|
hastalık istatistiği {i} | die Krankenstatistik {f} |
|
hastalık iyi etmek {fi} | ausheilen {v} |
|
hastalık izni {allg}
[hek] | Fehlt wegen Krankheit {allg} |
|
hastalık izni {i} | der Krankheitsurlaub {m} |
|
hastalık kapmak {fi} | davontragen {v} |
|
hastalık kapmak {allg} | einen Knacks bekommen {allg} |
|
hastalık kapmak {allg} | eine Krankheit holen {allg} |
|
hastalık kapmak {fi} | infizieren {v} |
|
hastalık kasası {i} | die Krankenkasse {f} |
|
hastalık maliyeti {ç} | die Krankheitskosten {pl} |
|
hastalık masrafları {ç} | die Krankheitskosten {pl} |
|
hastalık nedeni {i} | die Krankheitsursache {f} |
|
hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen doktor {i} | der Pathologe {m} |
|
hastalık nedeniyle {allg} | anlässlich der Krankheit {allg} |
|
hastalık nedeniyle {adv} | krankheitshalber {adv} |
|
hastalık nedeniyle {allg} | wegen der Krankheit {allg} |
|
hastalık nedeniyle çalışmamak {i} | das Krankfeiern {n} |
|
hastalık nedeniyle yataktan çıkmamak {allg} | das Bett hüten {allg} |
|
hastalık nedeniyle zayıf {s} | wackelig {adj} |
|
hastalık nedeniyle zayıf {s} | wacklig {adj} |
|
hastalık nöbeti {i} | der Anfall {m} |
|
hastalık nöbeti {i}
[hek] | die Krise {f} |
|
hastalık nöbeti {i}
[hek] | die Krisis {f} |
|
hastalık ödenekleri {ç} | die Krankenbezüge {pl} |
|
hastalık oluşması {i}
[hek] | die Diathese {f} |
|
hastalık oluşturan {s}
[hek] | pathogen {adj} |
|
hastalık önleyici araç {i}
[hek] | das Präventivmittel {n} |
|
hastalık oranı {i} | die Krankenausfallquote {f} |
|
hastalık öyküsü {i} | die Anamnese {f} |
|
hastalık parası {i} | das Krankengeld {n} |
|
hastalık parası sigortası {i} | die Krankengeldversicherung {f} |
|
hastalık pozu yapmak {fi} | simulieren {v} |
|
hastalık raporu {i} | das Krankenattest {n} |
|
hastalık raporu {i} | der Krankheitsbericht {m} |
|
hastalık salgını {i}
[hek] | die Infektion {f} |
|
hastalık sandığı {i} | die Krankenkasse {f} |
|
hastalık sandığı doktoru {i} | der Kassenarzt {m} |
|
hastalık sarması {i} | der Befall {m} |
|
ateşli hastalık {i}
[hek] | die Fieberkrankheit {f} |
|
belli bir bölgede yada bir toplumda görülen hastalık {a} | endemisch {a} |
|
Beşinci hastalık {ç}
[hek] | die Ringelröteln {pl} |
|
bildirilmesi zorunlu hastalık {allg} | meldepflichtige Krankheit {allg} |
|
bildirilmesi zorunlu hastalık {s}
[hek] | meldepflichtig {adj} |
|
bir hastalık taşımak {allg} | eine Krankheit anschleppen {allg} |
|
birdenbire ortaya çıkan ve hızla gelişen hastalık {allg}
[hek] | akute Krankheit {allg} |
|
bulaşıcı hastalık {i} | die Infektionskrankheit {f} |
|
bulaşıcı hastalık {i}
[hek] | die Infektion {f} |
|
bulaşıcı hastalık {i} | der Infekt {m} |
|
bulaşıcı hastalık {i} | die Seuche {f} |
|
bulaşıcı hastalık {allg} | ansteckende Krankheit {allg} |
|
bulaşıcı hastalık {s} | infektiös {adj} |
|
cinsel hastalık {i}
[hek] | die Geschlechtskrankheit {f} |
|
deride alerjik hastalık {i}
[hek] | der Nesselausschlag {m} |
|
deride alerjik hastalık {i}
[hek] | die Nesselsucht {f} |
|
deride alerjik hastalık {i}
[hek] | das Nesselfieber {n} |
|
doku kararmasına yol açan hastalık {i}
[hek] | die Schwarzfäule {f} |
|
doku kararmasına yol açan hastalık {i}
[hek] | die Schwärze {f} |
|
düzensiz beslenme sonucu oluşan hastalık {i}
[hek] | der Nährschaden {m} |
|
gastrointestinal hastalık {i}
[hek] | die Magen-Darm-Erkrankung {f} |
|
gastrolojik hastalık {allg} | gastrologische Krankheit {allg} |
|
genetik hastalık {i} | die Erbkrankheit {f} |
|
giderek ilerleyen bir hastalık {allg} | progressiv {allg} |
|
günlük hastalık parası haddi {i} | der Krankengeldtagessatz {m} |
|
hastalık belirtileri {i}
[hek] | die Krankheitserscheinung {f} |
|
hastalık belirtileri {i}
[hek] | das Krankheitsbild {n} |
|
hastalık belirtilerin geçici olarak kaybolması {i} | die Remission {f} |
|
hastalık belirtisi {i}
[hek] | das Krankheitszeichen {n} |
|
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i}
[hek] | die Rückentwicklung {f} |
|
hastalık belirtisinin azalarak yok olması {i}
[hek] | die Rückbildung {f} |
|
hastalık bildirme zorunluluğu {i}
[hek] | die Krankheit-Anzeigepflicht {f} |
|
hastalık bulaşmak {fi} | davontragen {v} |
|
hastalık bulaşması {i} | die Infektion {f} |
|
hastalık bulaşmış {a} | infiziert {a} |
|
hastalık bulaşmış {s} | durchseucht {adj} |
|
hastalık bulaştırmak {v} | infizieren {v} |
|
hastalık bulaştırmak {fi}
[hek] | anstecken {v} |
|
hastalık bulaştırmak {fi}
[hek] | weiterverbreiten {v} |
|
hastalık bunalımı {i} | der Anfall {m} |
|
hastalık derecesinde bağlılık {i} | die Hörigkeit {f} |
|
hastalık derecesinde istemek {itr} | gieren {itr} |
|
hastalık derecesinde şehvet düşkünlüğü {i}
[hek] | die Satyriasis {f} |
|
hastalık durumu {i} | der Krankheitsfall {m} |
|
hastalık durumu {i} | der Krankenstand {m} |
|
hastalık durumunda {allg} | im Krankheitsfall {allg} |
|
hastalık durumunda günlük para yardımı sigortası {i} | die Krankentagegeldversicherung {f} |
|
hastalık durumunda ücret ödemeye devam etme {i} | die Lohnfortzahlung im Krankheitsfall {f} |
|
hastalık emareleri {i}
[hek] | das Krankheitsbild {n} |
|
hastalık geçirici {i}
[hek] | der Krankheitserreger {m} |
|
hastalık geçirmek {fi}
[hek] | anstecken {v} |
|
hastalık gerilemesi {fi}
[hek] | zurückgehen {v} |
|
hastalık hali {i} | der Krankheitsfall {m} |
|
hastalık hali {i} | der Krankenstand {m} |
|
hastalık hastalığı {i} | die Hypochondrie {f} |
|
hastalık hastası {allg} | der eingebildete Kranke {allg} |
|
hastalık hastası {i} | der Simulant {m} |
|
hastalık hastası {i} | der Hypochonder {m} |
|
hastalık hikayesi {i}
[hek] | die Krankengeschichte {f} |
|
hastalık hikayesi {i} | die Anamnese {f} |
|
hastalık işareti {s} | positiv {adj} |
|
hastalık istatistiği {i} | die Krankenstatistik {f} |
|
hastalık iyi etmek {fi} | ausheilen {v} |
|
hastalık izni {i} | der Krankheitsurlaub {m} |
|
hastalık izni {allg}
[hek] | Fehlt wegen Krankheit {allg} |
|
hastalık kapmak {fi} | infizieren {v} |
|
hastalık kapmak {allg} | eine Krankheit holen {allg} |
|
hastalık kapmak {allg} | einen Knacks bekommen {allg} |
|
hastalık kapmak {fi} | davontragen {v} |
|
hastalık kasası {i} | die Krankenkasse {f} |
|
hastalık maliyeti {ç} | die Krankheitskosten {pl} |
|
hastalık masrafları {ç} | die Krankheitskosten {pl} |
|
hastalık nedeni {i} | die Krankheitsursache {f} |
|
hastalık nedeni ile dokularda meydana gelen değişimleri inceleyen doktor {i} | der Pathologe {m} |
|