tarafından {öt} | durch {prp} |
|
tarafından {öt} | seitens {prp} |
|
tarafından {adv} | seits {adv} |
|
tarafından {öt} | von {prp} |
|
tarafından yayımlanmıştır {allg}
[Redw.] | herausgegeben von {allg} |
|
alıcı tarafından ödemeli navlun {i}
[tic] | die Frachtnachnahme {f} |
|
alıcı tarafından ödenir cevap {allg} | Antwort zahlt Empfänger {allg} |
|
alıcı tarafından ödenmek üzere {allg} | zu Last des Käufers {allg} |
|
alım gücünün devlet tarafından vergi konarak massedilmesi {allg} | Abschöpfung der Kaufkraft {allg} |
|
ana tarafından {adv} | mütterlicherseits {adv} |
|
ana tarafından akraba {i} | die Kognatin {f} |
|
ana tarafından akraba {i} | der Kognat {m} |
|
baba tarafından {a} | väterlicherseits {a} |
|
baba tarafından {s} | väterlich {adj} |
|
baba tarafından akraba {i} | der Agnat {m} |
|
baba tarafından akrabalık {adv} | väterlicherseits {adv} |
|
bakanlık tarafından {s} | ministerial {adj} |
|
belirli bir çevre tarafından anlaşılabilen {s} | esoterisch {adj} |
|
bilgi ve belgelerin baskası tarafından izinsiz kullanımı {i}
[huk] | der Datenmissbrauch {m} |
|
bilgisayar tarafından okunabilen {s} | maschinenlesbar {adj} |
|
bilgisayar tarafından okunabilme {i} | die Maschinenlesbarkeit {f} |
|
bilgisayar tarafından tanınacak şekilde yazılan yazılar {s}
[biliş] | computerlesbar {adj} |
|
bilimsel tarzda ama herkes tarafından da anlaşılır biçimde {s} | populärwissenschaftlich {adj} |
|
bir gayri menkulün kayyum tarafından yönetilmesi {i}
[huk] | die Zwangsverwaltung {f} |
|
bir kitabın yazarı tarafından bastırılıp dağıtılması {i} | der Selbstverlag {m} |
|
çöpçüler tarafından alınmayan büyük atık eşya {i} | der Sperrmüll {m} |
|
davacı tarafından {allg}
[huk] | seitens des Klägers {allg} |
|
davalı davacılar tarafından aynı anda sorular sorulması {i} | das Kreuzverhör {n} |
|
deniz kargosu ücreti alıcı tarafından ödenen {i} | der Destinatar {m} |
|
denizciler tarafından denizci olmayanlara verilen ad {i}
[den] | die Landratte {f} |
|
devlet tarafından idare {i}
[sin] | die Regie {f} |
|
devlet tarafından yapılan sübvansiyon {i}
[tic] | der Bonus {m} |
|
doktor tarafından aksi bildirilmediği takdirde {allg} | wenn vom Arzt nicht anders verordnet {allg} |
|
doktor tarafından muayene edilmek {allg} | ärztlich untersucht werden {allg} |
|
doktor tarafından yasaklanmış {allg} | ärztlich untersagt {allg} |
|
erkek arıların işçi arılar tarafından öldürülmesi {i} | die Drohnenschlacht {f} |
|
eş tarafından oluşan akrabalık {i} | die Schwägerschaft {f} |
|
gelinin damat tarafından evinden alınması {i} | die Brautfahrt {f} |
|
geniş halk kitleleri tarafından sevilme {i} | die Popularität {f} |
|
gümrük tarafından {s} | zollamtlich {adj} |
|
hakim tarafından {allg} | richterlich {allg} |
|
hakim tarafından cezanın takdir edilmesi {i}
[huk] | die Strafzumessung {f} |
|
halk tarafından sevilen {s} | volkstümlich {adj} |
|
halk tarafından sevilme {i} | die Volkstümlichkeit {f} |
|
halk tarafından tanınma {i} | die Publicity {f} |
|
her şeye olumsuz tarafından bakmak {fi} | schwarz sehen {v} |
|
herkes tarafından anlaşılabilen {s} | gemeinfasslich {adj} |
|
herkes tarafından duyulan {s} | ruchbar {adj} |
|
herkes tarafından kabul edilen {s} | unbestritten {adj} |
|
herkes tarafından kolayca anlaşılabilir hale getirmek {v} | popularisieren {v} |
|
herkes tarafından sevilen {s} | allbeliebt {adj} |
|
herkes tarafından tanınan {s} | bekannt {adj} |
|
herkes tarafından tanınan {s} | allbekannt {adj} |
|
herkes tarafından tanınmış olmak {allg} | bekannt sein wie ein bunter Hund {allg} |
|
hükümet tarafından sunulan kanun tasarısı {i} | die Regierungsvorlage {f} |
|
iki kişi tarafından karşılıklı söylenen şarkı {i} | das Duett {n} |
|
işçi çocuklar tarafından üretilmiş mal {i} | die Kinderarbeit {f} |
|
işçi tarafından iş ilişkisinin feshini bildirme {allg} | Kündigung des Arbeitsverhältnisses durch den Arbeitnehmer {allg} |
|
işçi tarafından iş sözleşmesinin feshini bildirme {allg} | Kündigung des Arbeitsverhältnisses durch den Arbeitnehmer {allg} |
|
işveren tarafından anonim şirkette çalışan kadroya sunulan imtiyazlı hisse senedi {i} | die Belegschaftsaktie {f} |
|
işveren tarafından iş sözleşmesinin feshi {allg} | Kündigung des Arbeitsverhältnisses durch den Arbeitgeber {allg} |
|
kamuoyu tarafından bilinme {i} | die Publizität {f} |
|
katoliklerde aday papazın piskepos tarafından kutsanarak göreve başlaması {i} | die Priesterweihe {f} |
|
kilise tarafından verilen ceza {i} | die Kirchenbuße {f} |
|
kişiye veya kuruma devlet tarafından verilen teşekkür veya takdir yazısı {i} | die Ehrenurkunde {f} |
|
kral tarafından yönetilen devlet {i}
[pol] | das Königtum {n} |
|
mahkeme tarafından belirlenen süre {i}
[huk] | die Präklusivfrist {f} |
|
mahkeme tarafından görevlendirilmiş olan avukat {i}
[huk] | der Pflichtverteidiger {m} |
|
masraflar devlet tarafından karşılanmak üzere {allg} | auf Staatskosten {allg} |
|
masrafların işyeri tarafından ödenmesi {allg} | auf Geschäftskosten {allg} |
|
öğretimin devlet tarafından parasız olarak verilmesi {i} | die Schulgeldfreiheit {f} |
|
öğretmen tarafından yapılan düzeltme {i} | die Verbesserung {f} |
|
onun tarafından {adv} | ihrerseits {adv} |
|
onun tarafından {adv} | seinerseits {adv} |
|
organizma tarafından salgılanan iç salgı {i} | die Infektion {f} |
|
Papa tarafından evliliğin bitirilmesi {i}
[din] | die Dispensehe {f} |
|
polis tarafından {allg} | polizeilich {allg} |
|
polis tarafından kirli işlere bulaşan kişileri ayıklamak amacıyla yapılan temizlik harekatı {i} | die Säuberungsaktion {f} |
|
polis tarafından tutuklanma {i} | der Polizeigewahrsam {m} |
|
rüzgar tarafından dağıtılmak {itr} | verwehen {itr} |
|
sağ tarafından {adv} | rechtsherum {adv} |
|
sahibi tarafından kullanılan arsa {allg} | eigengenutztes Grundstück {allg} |
|
sahibi tarafından kullanılan konut {allg} | eigengenutztes Haus {allg} |
|
senin tarafından {tan.} | deinerseits {Art.} |
|
sigorta tarafından hastaya ödenen para {i} | das Krankengeld {n} |
|