farklı {adv} | abweichend {adv} |
|
farklı {s} | andere {adj} |
|
farklı {a} | anderer {a} |
|
farklı {adv} | andersartig {adv} |
|
farklı {s} | different {adj} |
|
farklı {s} | differenziert {adj} |
|
farklı {s} | disparat {adj} |
|
farklı {s} | divers {adj} |
|
farklı {s} | eigenartig {adj} |
|
farklı {s} | extravagant {adj} |
|
farklı {s} | partikular {adj} |
|
farklı {s} | separat {adj} |
|
farklı {s} | sonderbar {adj} |
|
farklı {i}
[biy] | die Spielart {f} |
|
farklı {s} | ungewöhnlich {adj} |
|
farklı {s} | ungleich {adj} |
|
farklı {s} | ungleichartig {adj} |
|
farklı {s} | unterschiedlich {adj} |
|
farklı {s} | verschieden {adj} |
|
farklı anlama çekmek {allg} | übel deuten {allg} |
|
farklı anlamlara gelebilen {s} | mehrdeutig {adj} |
|
farklı anlamlı {s} | mehrdeutig {adj} |
|
farklı bestecilerin eserlerinden yapılan opera {i} | das Pasticcio {n} |
|
farklı biçimde açıklamak {fi} | umdeuten {v} |
|
farklı bir değer biçmek {fi} | umwerfen {v} |
|
farklı bir organizasyon yapmak {fi} | umorganisieren {v} |
|
farklı bir şey {allg} | Verschiedenes {allg} |
|
farklı cinsiyetli ikizler {i} | das Zwillingspaar {n} |
|
farklı cümle yapılarını gösterebilmek amacıyla öğelerin yerlerini değiştirme {i}
[dilb] | die Verschiebeprobe {f} |
|
farklı dal ve stillerde yapılan bisiklet yarışı {i}
[sp] | das Omnium {n} |
|
farklı davranış {i} | das Abweichende Verhalten {n} |
|
farklı davranış {allg} | abweichendes Verhalten {allg} |
|
farklı davranma {i} | die Diskriminierung {f} |
|
farklı davranmak {fi} | bevorrechten {v} |
|
farklı davranmak {v} | diskriminieren {v} |
|
farklı dil konuşan {s} | anderssprachig {adj} |
|
farklı dilden konuşan {adv} | anderssprachig {adv} |
|
farklı dinden {s} | andersgläubig {adj} |
|
farklı dinlere mensup kişilerin evlenmesi {i}
[din] | die Mischehe {f} |
|
farklı düşünce {i} | die Abweichende Meinung {f} |
|
farklı düşüncelerde olan {s} | uneinig {adj} |
|
farklı düşüncelerde olan {s} | uneins {adj} |
|
farklı düşünen {i}
[pol] | der Abweichler {m} |
|
farklı düşünen {i} | der Andersdenkende {m} |
|
farklı düşünen {i} | der Andersgesinnte {m} |
|
farklı düşünmek {fi} | andersdenken {v} |
|
farklı farklı {s} | verschiedenerlei {adj} |
|
farklı farklı föylerden oluşan yevmiye defteri {i} | die Loseblattsammlung {f} |
|
farklı fiyat tarifesindeki trene binerken yapılan ek ödemeye ait bilet {i}
[demy] | die Zuschlagkarte {f} |
|
farklı görünmek {allg} | anders aussehen {allg} |
|
farklı görüş {i} | die Abweichende Meinung {f} |
|
farklı görüşler {allg} | verschiedene Ansichten {allg} |
|
farklı görüşlerde olmak {allg} | geteilter Ansicht sein {allg} |
|
farklı hareket {i} | das Abweichende Verhalten {n} |
|
farklı hareket {allg} | abweichendes Verhalten {allg} |
|
farklı hayvanları bir araya bağlamak {itr} | koppeln {itr} |
|
farklı hesaplara aktarılacak toplu havale {i}
[tic] | der Sammelauftrag {m} |
|
farklı ifade biçimi {i} | die Redefigur {f} |
|
farklı iki görüntünün aynı resimde bulunması {i} | das Vexierbild {n} |
|
farklı ırktan kişilerin barış içinde yaşaması {i} | die Rassenintegration {f} |
|
farklı ırktan kişilerin kaynaşması {i} | die Rassenmischung {f} |
|
farklı kalınlık ve malzemeden oluşan iki maddenin üst üste getirilerek sıkıştırılması {i}
[tek] | die Sandwichbauweise {f} |
|
farklı kaydet {allg}
[biliş] | Speichern unter {allg} |
|
farklı maliyet {ç}
[tic] | die Differenzialkosten {pl} |
|
farklı melodileri birbirine uydurma {i}
[müz] | der Kontrapunkt {m} |
|
farklı melodilerin birbirine uyumlu olması {s}
[müz] | kontrapunktisch {adj} |
|
farklı muamele etme {i} | die Diskriminierung {f} |
|
farklı muamele etmek {v} | diskriminieren {v} |
|
farklı olma {i} | die Unterscheidung {f} |
|
farklı olmak {fi} | abweichen {v} |
|
farklı olmak {allg} | aus der Reihe tanzen {allg} |
|
farklı olmak {itr} | differieren {itr} |
|
farklı olmak {fi} | unterscheiden {v} |
|
farklı olmak {itr} | variieren {itr} |
|
farklı özellik {i} | das Spezifikum {n} |
|
farklı rejimli iki devletin birlikte hareket etmesi {i} | die Koexistenz {f} |
|
farklı renklerden {s} | verschiedenfarbig {adj} |
|
farklı renkte {adv} | andersfarbig {adv} |
|
farklı şartlarda {allg} | unter anderen Umständen {allg} |
|
farklı şekilde hesaplaşmak {i} | der Distanzwechsel {m} |
|
aynı anlamdaki iki farklı sözcüğü peş peşe kullanma {i} | die Tautologie {f} |
|
aynı anlamdaki iki farklı sözcüğü peş peşe yineleme {s} | tautologisch {adj} |
|
aynısından biraz farklı {i}
[ed] | die Variante {f} |
|
beklentilerden farklı {s} | unverhältnismäßig {adj} |
|
bir çevre içinde oluşan farklı bir ortam {i} | die Oase {f} |
|
bir rengi farklı algılama {i} | die Dichromasie {f} |
|
cinsiyetine göre farklı durumlar oluşturma {i}
[dilb] | die Motion {f} |
|
çok farklı {allg} | sehr verschieden {allg} |
|
çok farklı {s} | grundverschieden {adj} |
|
daha farklı olmak {allg} | unterscheiden {allg} |
|
duruma göre farklı konuşan kişi {s} | doppelzüngig {adj} |
|
düşüncesi farklı kişi {i} | der Querkopf {m} |
|
egemen görüşlerden farklı düşünen kişi {i} | der Nonkonformist {m} |
|
etrafındakilerden farklı dilde konuşan küçük bölge {i}
[dilb] | die Sprachinsel {f} |
|
farklı anlama çekmek {allg} | übel deuten {allg} |
|
farklı anlamlara gelebilen {s} | mehrdeutig {adj} |
|
farklı anlamlı {s} | mehrdeutig {adj} |
|
farklı bestecilerin eserlerinden yapılan opera {i} | das Pasticcio {n} |
|
farklı biçimde açıklamak {fi} | umdeuten {v} |
|
farklı bir değer biçmek {fi} | umwerfen {v} |
|
farklı bir organizasyon yapmak {fi} | umorganisieren {v} |
|
farklı bir şey {allg} | Verschiedenes {allg} |
|
farklı cinsiyetli ikizler {i} | das Zwillingspaar {n} |
|
farklı cümle yapılarını gösterebilmek amacıyla öğelerin yerlerini değiştirme {i}
[dilb] | die Verschiebeprobe {f} |
|
farklı dal ve stillerde yapılan bisiklet yarışı {i}
[sp] | das Omnium {n} |
|
farklı davranış {allg} | abweichendes Verhalten {allg} |
|
farklı davranış {i} | das Abweichende Verhalten {n} |
|
farklı davranma {i} | die Diskriminierung {f} |
|
farklı davranmak {fi} | bevorrechten {v} |
|
farklı davranmak {v} | diskriminieren {v} |
|
farklı dil konuşan {s} | anderssprachig {adj} |
|
farklı dilden konuşan {adv} | anderssprachig {adv} |
|
farklı dinden {s} | andersgläubig {adj} |
|
farklı dinlere mensup kişilerin evlenmesi {i}
[din] | die Mischehe {f} |
|
farklı düşünce {i} | die Abweichende Meinung {f} |
|
farklı düşüncelerde olan {s} | uneins {adj} |
|
farklı düşüncelerde olan {s} | uneinig {adj} |
|
farklı düşünen {i} | der Andersdenkende {m} |
|
farklı düşünen {i}
[pol] | der Abweichler {m} |
|
farklı düşünen {i} | der Andersgesinnte {m} |
|
farklı düşünmek {fi} | andersdenken {v} |
|
farklı farklı {s} | verschiedenerlei {adj} |
|
farklı farklı föylerden oluşan yevmiye defteri {i} | die Loseblattsammlung {f} |
|
farklı fiyat tarifesindeki trene binerken yapılan ek ödemeye ait bilet {i}
[demy] | die Zuschlagkarte {f} |
|
farklı görünmek {allg} | anders aussehen {allg} |
|
farklı görüş {i} | die Abweichende Meinung {f} |
|
farklı görüşler {allg} | verschiedene Ansichten {allg} |
|
farklı görüşlerde olmak {allg} | geteilter Ansicht sein {allg} |
|
farklı hareket {allg} | abweichendes Verhalten {allg} |
|
farklı hareket {i} | das Abweichende Verhalten {n} |
|
farklı hayvanları bir araya bağlamak {itr} | koppeln {itr} |
|
farklı hesaplara aktarılacak toplu havale {i}
[tic] | der Sammelauftrag {m} |
|
farklı ifade biçimi {i} | die Redefigur {f} |
|
farklı iki görüntünün aynı resimde bulunması {i} | das Vexierbild {n} |
|
farklı ırktan kişilerin barış içinde yaşaması {i} | die Rassenintegration {f} |
|
farklı ırktan kişilerin kaynaşması {i} | die Rassenmischung {f} |
|
farklı kalınlık ve malzemeden oluşan iki maddenin üst üste getirilerek sıkıştırılması {i}
[tek] | die Sandwichbauweise {f} |
|
farklı kaydet {allg}
[biliş] | Speichern unter {allg} |
|
farklı maliyet {ç}
[tic] | die Differenzialkosten {pl} |
|
farklı melodileri birbirine uydurma {i}
[müz] | der Kontrapunkt {m} |
|
farklı melodilerin birbirine uyumlu olması {s}
[müz] | kontrapunktisch {adj} |
|