DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
keine {adv} hiç kimse {adv}
keine {adv} hiçbiri {adv}
keine Abnehmer finden {allg} alıcı bulamamak {allg}
keine Ahnung {allg} bilgim yok {allg}
keine Ahnung {allg} bilmiyorum {allg}
keine Ahnung haben {allg} habersiz olmak {allg}
keine Ahnung haben {allg} hiçbir fikri olmamak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} boşta gezmek {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} işsiz olmak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} kaldırım mühendisliği yapmak {allg}
keine Daten vorhanden {allg} veri yok {allg}
keine Deckung {allg} karşılıksız {allg}
keine Deckung {allg} kuvertürsüz {allg}
keine Deckung {allg} provizyonsuz {allg}
keine Einfahrt {allg} girilmez! {allg}
keine Erhörung finden {allg} reddedilmek {allg}
keine Finger krumm machen {allg} kılını bile kıpırdatmamak {allg}
keine Gegenliebe finden {allg} sevgisine karşılık bulamamak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} çizmeyi aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} haddini aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} ileri gitmek {allg}
keine Grenzen kennen {allg} münasebetsizlik etmek {allg}
keine große Rolle spielen {allg} önemsiz olmak {allg}
keine großen Sprünge machen können {allg} para sıkıntısı çekmek {allg}
keine Hand rühren {allg} kılını kıpırdatmamak {allg}
keine Kinderstube haben {allg} terbiyesi iyi olmamak {allg}
keine Kraft mehr haben {v} takatı kalmamak {fi}
keine Luft bekommen {allg} hava alamamak {allg}
keine Luft bekommen {allg} nefes alamamak {allg}
keine Menschenseele ist da {allg} in cin top oynuyor {allg}
keine Mittel haben {allg} beş parasız olmak {allg}
keine Rede {allg} söz konusu olamaz! {allg}
keine Reue kennen {allg} pişmanlık nedir bilmemek {allg}
keine Rolle spielen {v} önemli bir rolü olmamak {fi}
keine Rolle spielen {v} önemsiz olmak {fi}
keine Rose ohne Dornen {allg} dikensiz gül olmaz {allg}
keine Rose ohne Dornen {allg} Gülü seven dikenine katlanır {allg}
keine Sache {allg} bir şey değil! {allg}
keine Sache {allg} önemli değil! {allg}
keine Schuld treffen {allg} hiç suçu olmamak {allg}
keine Sorge {allg} dert etme! {allg}
keine Sorge {allg} takma kafana! {allg}
keine Träne nachweinen {allg} birisinin ardından ağlamamak {allg}
keine Ursache {allg} bir şey değil {allg}
keine Ursache {allg} bir şey değil! {allg}
keine Ursache {allg} estağfurullah! {allg}
keine Verbindung {allg} bağlantı yok {allg}
keine Worte finden {allg} söyleyecek söz bulamamak {allg}
keine zehn Pferde bringen mich dazu {allg} mezardan babam çıksa gene de yapmam {allg}
keine Zeit haben {v} vakti olmamak {fi}
keinen blassen Schimmer von etwas haben {allg} dünyadan haberi olmamak {allg}
keinen Blick haben {allg} dikkate almamak {allg}
keinen Blick haben {allg} nazarı dikkate almamak {allg}
keinen Blick haben {allg} önem vermemek {allg}
keinen Dunst haben {allg} hiçbir şeyden haberi olmamak {allg}
keinen Erfolg haben {allg} başarılı olamamak {allg}
keinen Finger rühren {allg} parmağını bile kıpırdatmamak {allg}
keinen Finger rühren für jemanden {allg} biri için en ufak bir yardımda bulunmamak {allg}
keinen Finger rühren für jemanden {allg} biri için kılını kıpırdatmamak {allg}
keinen guten Faden an jdm lassen {allg} birisi hakkında çok kötü konuşmak {allg}
keinen Handschlag tun {allg} hiç çalışmamak {allg}
keinen Heller haben {allg} beş parası olmamak {allg}
keinen Heller haben {allg} kuruşu bile olmamak {allg}
keinen Laut von sich geben {allg} ses çıkarmak {allg}
keinen Muck {allg} gık çıkarma! {allg}
keinen Muck {allg} gık deme! {allg}
keinen Mucks tun {allg} gık bile dememek {allg}
keinen Pappenstiel Wert {allg} beş para etmez {allg}
keinen Pappenstiel wert sein {v} beş para etmemek {fi}
keinen Pfennig haben {v} meteliğe kurşun atmak {fi}
keinen Pfifferling wert {v} beş para etmemek {fi}
keinen Pfifferling wert sein {allg} beş para etmemek {allg}
keinen Piep sagen {allg} gık bile dememek {allg}
keinen Piep sagen {allg} gıkını çıkarmamak {allg}
keinen Rat wissen {v} ne yapacağını bilmemek {fi}
keinen roten Heller wert {allg} beş para etmez {allg}
keinen Schimmer von Hoffnung {allg} hiç umut ışığı yok {allg}
keinen Schuss Pulver wert sein {allg} beş para etmemek {allg}
keinen Ton mehr {allg} kapa çeneni! {allg}
keinen Unterschied machen {allg} fark gözetmemek {allg}
Indirekte Treffer
aus seinem Herzen keine Mördergrube machen {allg} fikrini açıkça söylemek {allg}
Bitte keine Werbung einwerfen {allg} Reklam atmayınız lütfen {allg}
das geht auf keine Kuhhaut {allg} bu kadarı da fazla! {allg}
das geht auf keine Kuhhaut! {allg} bu kadarı da fazla! {allg}
das ist keine Frage {allg} şüphesiz {allg}
das ist keine Frage {allg} hiç şüphe yok {allg}
das ist keine Frage {allg} bu sorun değil {allg}
du hast wohl keine Ohren? {allg} sağır mısın? {allg}
Ein Pilot darf keine Sehstörungen haben {allg} Bir pilotun görme bozukluğu olmaması gerekir {allg}
es hat keine Eile {allg} acelesi yok {allg}
es sind noch keine vier Wochen her {allg} aradan dört hafta bile geçmedi {allg}
es war keine Menschenseele hier {allg} burada hiç kimse yoktu {allg}
haben Sie keine Angst {allg} korkmayın {allg}
ich hab keine Lust {allg} canım istemiyor {allg}
ich verstehe keine Silbe {allg} tek kelime anlamıyorum {allg}
ich verstehe keine Silbe {allg} hiçbir şey anlamıyorum {allg}
jemandem keine Träne nachweinen {allg} birinin arkasından gözyaşı dökmemek {allg}
jemandem keine Träne nachweinen {allg} birinin arkasından ağlamamak {allg}
keine Abnehmer finden {allg} alıcı bulamamak {allg}
keine Ahnung {allg} bilmiyorum {allg}
keine Ahnung {allg} bilgim yok {allg}
keine Ahnung haben {allg} hiçbir fikri olmamak {allg}
keine Ahnung haben {allg} habersiz olmak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} kaldırım mühendisliği yapmak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} işsiz olmak {allg}
keine Beschäftigung haben {allg} boşta gezmek {allg}
keine Daten vorhanden {allg} veri yok {allg}
keine Deckung {allg} karşılıksız {allg}
keine Deckung {allg} provizyonsuz {allg}
keine Deckung {allg} kuvertürsüz {allg}
keine Einfahrt {allg} girilmez! {allg}
keine Erhörung finden {allg} reddedilmek {allg}
keine Finger krumm machen {allg} kılını bile kıpırdatmamak {allg}
keine Gegenliebe finden {allg} sevgisine karşılık bulamamak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} haddini aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} çizmeyi aşmak {allg}
keine Grenzen kennen {allg} münasebetsizlik etmek {allg}
keine Grenzen kennen {allg} ileri gitmek {allg}
keine große Rolle spielen {allg} önemsiz olmak {allg}
keine großen Sprünge machen können {allg} para sıkıntısı çekmek {allg}
keine Hand rühren {allg} kılını kıpırdatmamak {allg}
keine Kinderstube haben {allg} terbiyesi iyi olmamak {allg}
keine Kraft mehr haben {v} takatı kalmamak {fi}
keine Luft bekommen {allg} nefes alamamak {allg}
keine Luft bekommen {allg} hava alamamak {allg}
keine Menschenseele ist da {allg} in cin top oynuyor {allg}
keine Mittel haben {allg} beş parasız olmak {allg}
keine Rede {allg} söz konusu olamaz! {allg}
keine Reue kennen {allg} pişmanlık nedir bilmemek {allg}
keine Rolle spielen {v} önemli bir rolü olmamak {fi}
keine Rolle spielen {v} önemsiz olmak {fi}
keine Rose ohne Dornen {allg} Gülü seven dikenine katlanır {allg}
keine Rose ohne Dornen {allg} dikensiz gül olmaz {allg}
keine Sache {allg} önemli değil! {allg}
keine Sache {allg} bir şey değil! {allg}
keine Schuld treffen {allg} hiç suçu olmamak {allg}
keine Sorge {allg} takma kafana! {allg}
keine Sorge {allg} dert etme! {allg}
keine Träne nachweinen {allg} birisinin ardından ağlamamak {allg}
keine Ursache {allg} bir şey değil! {allg}
keine Ursache {allg} bir şey değil {allg}
keine Ursache {allg} estağfurullah! {allg}
keine Verbindung {allg} bağlantı yok {allg}
keine Worte finden {allg} söyleyecek söz bulamamak {allg}
keine zehn Pferde bringen mich dazu {allg} mezardan babam çıksa gene de yapmam {allg}
keine Zeit haben {v} vakti olmamak {fi}
mach dir darüber keine Kopfschmerzen {allg} kendine dert etme! {allg}
mach dir keine Sorgen {allg} takma kafana! {allg}
mach keine Geschichten! {allg} zahmet etme {allg}
mach keine Witze {allg} şaka yapma! {allg}
nur keine Angst! {allg} korkma! {allg}
von Tuten und Blasen keine Ahnung haben {allg} hiç bir boktan çakmamak {allg}
von Tuten und Blasen keine Ahnung haben {allg} dünyadan haberi olmamak {allg}
wenn es Ihnen keine Mühe macht {allg} Size zahmet olmazsa! {allg}